15 Eylül 2016 Perşembe

On Dört Aylık Bebek Gelişimi


Yazıyı şurada okuyup çevirdim.

Çocuğunuzun konuşması halen sınırlı olsa da, söylediğinden çok daha fazla şey anlamaktadır ve her gün yeni kelimeler öğrenmeye devam eder.

Bir kelimeyi öğrendiğinde onu sık sık söylemek için fırsat arar. Şarkılar söylemek (özellikle kelimelerin sık tekrarlandığı şarkılar) yeni öğrendiği kelimeleri kullanması için iyi bir cesaretlendirme yoludur.

Oyun çocuğunuz için önemli bir öğrenme aracıdır. Oyuncaklar şekiller, renkle ve dokular hakkında öğrenmesini sağlayacak, el becerilerini ve mekânsal zekasını geliştirecektir. Etrafındaki fiziksel dünyayı keşfetmekten hoşlanır ve devamlı hareket ederek kendi fiziksel becerilerini test eder.

Oyun yoluyla başka çocuklarla da iletişim kurar. Bu dönemde çocuğunuz başka çocukları arkadaş olarak görmez, başka çocuklar onun için çekiştirip itebileceği oyuncak gibi “şeyler”dir.

Bir oyun arkadaşıyla tanıştırırsanız, birlikte oynamaktan ziyade, ikisi yan yana kendi oyunlarını oynar -birisi diğerinin elinden oyuncağını kapmadıkça.

Paralel oyun bu dönem çocukları için normaldir, çünkü çocuğunuz kendine odaklıdır, diğer çocuklarla etkileşim daha sonra başlar ve yavaşça gelişir.

Bu etkileşimi geliştirmek için çocuğunuzun diğer küçük çocuklarla etkileşime girebileceği sosyal ortamlarda bulunmasını sağlayabilirsiniz. Oyun grupları ya da anneler ve çocuklar için diğer sosyal gruplar gibi.


Oyuncakların eğlenceli olduğu ama paylaşılması gerektiği durumlarda kalarak, zaman içinde diğerleriyle oynamanın da eğlenceli olabileceğini keşfedecektir.

6 Eylül 2016 Salı

Ayrılma Oyunları

Bilinçli Bebek, kitabından alıntıdır.


Ayrılma oyunları, bebeklerin ayrılık kaygılarını yenmelerine ve bakıcılarıyla sağlıklı bir bağlanma ilişkisi kurmalarına katkıda bulunarak, son derece terapötik olabilir. “Cee” oyunu, bütün dünyadaki ebeveynlerle bebeklerin oynadıkları önemli bir ayrılma oyunudur.

Bu oyunun içerdiği korkular, ayrılık kaygısı ve belki de doğum travmasıdır. (Ebeveynle çocuk arasındaki göz temasının kısa bir süre kesilmesi ve yeniden kurulması, bebeğin ilk kez gözlerini açtığı doğum deneyimini temsil eder.) “Cee” oyununun İngilizce adı olan “peek-a-boo” sözcüklerinin, Eski İngilizce’de “yaşıyor mu yoksa öldü mü?” anlamına geliyor olması ilginçtir. Anneden ayrılık bir bebek için olası ölümü ifade eder, dolayısıyla bu oyun derin duygusal sorunlara dokunur.

Bebeğiniz sizin gerçekten yok olmadığınızı fark ettiği sürece “cee” oynamaktan zevk alır, ama uzun süre saklı kalırsanız, muhtemelen ağlamaya başlar. Çoğu bebek ana babalarına yoğun şekilde bağlı oldukları bir dönemden geçerler. Bu bağlılık altı ila 18 ay arasında doruğa çıkar ve “cee” oyunu en çok bu yaş dönemindeki bebekleri güldürür. Yetimhanelerde yaşayan bebeklerin bu oyuna pek tepki vermemesi ilginçtir. Bunun nedeni muhtemelen bu bebeklerin kimseyle güçlü bir bağ geliştirme fırsatı bulamamış olmaları dolayısıyla da ayrılık kaygısı yaşamıyor olmalarıdır.

Emekleme aşamasındaki çocuklarla “cee” oyununun bir başka çeşitlemesi oynanabilir. Bu oyunda, bebeğinizin üzerine bir örtü kapatıp (gerekiyorsa güven vermek için örtünün üstünden dokunarak) onu bulamıyormuş gibi yaparsınız. Daha sonra, örtüyü bebeğinizin içinden emekleyerek size ulaşabileceği bir tünele dönüştürebilirsiniz. Bu bebeğinizin doğum travmalarını iyileştirebilecek, doğum deneyimini temsil eden bir oyundur. Bebeğinizin üstünü istediği zaman altından fırlayabileceği yastıklarla da kapatabilirsiniz. Sezaryen doğumla dünyaya gelen bebekler muhtemelen böyle oynamayı daha çok seveceklerdir.


Saklambaç, bebeğiniz yürümeye başladıktan sonra oynayabileceğiniz bir başka ayrılma oyunudur. 

1 Eylül 2016 Perşembe

Bilinçli Bebek



Çok beğendiğim Bilinçli Bebek kitabından “Bebeğinizin Zihinsel Becerilerinizi Nasıl Geliştirebilirsiniz? başlıklı kısmı buraya yazmadan önce şunu söylemekte fayda görüyorum. Anne babalar olarak öncelikli işimiz çocuğumuzun zihinsel becerilerini geliştirmeye çalışmak değil. Bunun yerine, onları tanımaya, anlamaya, kendilerini mutlu ve güvende hissedecekleri bir ortam oluşturmaya çalışmalıyız

Bebeklerde zihin geliştiren, dahi bebek yetiştiren, çocukları süper zeki yapan  oyuncak, kitap, öneri, aktivite vb. olmadığını düşünüyorum. Çocuğunuzun zekasını geliştirir yazan her şey daha fazla satılıyor, daha fazla ilgi görüyor mesele bu. Ama çocuğumuzun zekası aslında biz ona ket vurmazsak zaten gelişecektir. Yapmamız gereken şey; çocuğu zeka geliştiren aktivite ve kitaplara boğmak değil doğru zamanda doğru ve yeterli uyaranla tanıştırmaktır. Yani işimiz akmakta olan suya bir yol yapmaktır, su çıkarmaya çalışmak değil.

Kitaptaki bölüme geçersek, öneriler şöyle:

Bol fiziksel temas olan stressiz bir ortam sağlayın. Her türlü cezadan kaçının.

Uygun uyaranların bulunduğu, donanımlı bir ortam sağlayın ama aşırı uyarmayın.

Keşif yapma fırsatlarıyla dolu güvenli bir ortamda hareket özgürlüğü tanıyın.

Bebeğinizle sık iletişim kurun (konuşun, şarkı söyleyin, oyun oynayın).

İhtiyaç duyduğunda ilgi gösterebilir durumda olun, ama fazla yardım etmeyin. Bebeğiniz yeni beceriler edinirken biraz uğraşmasına fırsat verin.

Yapılandırılmış ve dayatılan bir öğretimden kaçının.

Yeni becerileri teşvik edin ve bebeğinizin yaptıklarından memnun olduğunuzu gösterin ama ödül vermekten ve değer yargıları içeren övgülerden kaçının.


Bebeğinizin hüsran duygularına empati gösterin, ağlamaları ve öfke nöbetlerini kabul edin.


Daha fazla bilgi için Bilinçli Bebek kitabını okumanızı öneririm.