28 Şubat 2019 Perşembe


Gün içinde bir çocukla yapması imkansız olan şeylerden biri nedir diye sorsalar, kitap okumak derim. Kitabın bir sayfasını okumayı başarsanız bile muhtemelen okuduğunuzdan bir şey anlayamazsınız.
Kitaplarla nefes alan biri olarak sanırım çocuklu hayatın zorlandığım bir kısmı buydu, gün içinde okuyamamak, akşam kalan kısıtlı zamanlarda yapılması gereken bir sürü şeyin arasında en son kitap okumaya sıranın gelmesi.
Kendim için buna bir çözüm bulur gibi olunca buraya da yazmak istedim. Son zamanlarda bana çok iyi gelen ve kitap okumuş kadar benzinimi dolduran bir şey: podcast dinlemek. Çok basit ama neden daha önce aklıma gelmediğine hayıflandığım bir şey. Radyo programı dinlemek gibi ama konuları, bölümleri seçmek tamamen sizin elinizde ve araya reklam girmiyor.
Sabah saatlerinde genelde enerjim düşük oluyor ve güne başlamak zor geliyor, iyi konuşmalar dinlemek hızlı bir uyanış sağlıyor. Gün içinde yine motivasyonum düştüğünde dinlemek iyi geliyor. Akşam yorgun argın iş yapmak zorundaysam podcastler yine yardıma yetişiyor ve işler hızla, eğlence ile bitiveriyor.
Bir de sık sık karşılaştığımız, ister istemez zihnimizde yer eden, yalan yanlış, dayanağı olmayan ama bol tekrarı yüzünden doğru gibi algıladığımız, fark etmeden inandığımız pek çok kanıyı fark etmek, değiştirmek için bazı programlar yoluyla bazı doğruları tekrar tekrar dinlemek çok işe yarıyor.

Şimdi gelelim, en çok faydalandığım, beğendiğim programlara.
Öncelikle en çok dinlediklerim ebeveynlikle ilgili olanlar;
Respectful Parenting: Janet Lansbury Unruffled
Henüz hiçbir kitabı maalesef Türkçe’ye çevrilmeyen Janet Lansbury, saygıya dayanan, Magda Gerber’in rehberliğinde  bir ebeveynlik yaklaşımını oldukça akılda kalıcı ve uygulanabilir şekilde anlatıyor..Özellikle, duyguların ifadesi ile ilgili bölümleri dinlemenizi tavsiye ederim. Sitesinden de kitap bilgilerine ve bazı yazılarına ulaşabilirsiniz
The Parenting Junkie Show
Dört çocuklu bir annenin okuduklarından ve tecrübelerinden harmanladıklarını paylaştığı yol gösterici konuşmalar. Sitesinden yazılarına ve vidolarına da ulaşabilirsiniz. Shefali Tsabary ve Laura Markham’ı konuk ettiği videolar var ve ebeveynlik anlayışı daha çok bu çerçevede ilerliyor. Benim şimdiye dek gördüğüm dört çocukla mutlu görünen, ebeveynliği seven ilk insan. Ve uzaktan bile hissedebildiğim muhteşem bir enerjisi var.
The Simplicity Parenting with Kim John Payne
Daha Sade bir Hayat kitabının yazarından kitapla benzeşen ama daha ayrıntılı bilgiler içeren konuşmalar.

Sevdiğim diğer podcastler
Açık Radyodaki bütün konuşmalar oldukça bilgilendirici, ufuk açıcı ve bence sabahtan akşama kadar  bıkmadan dinlenebilir. En çok dinlediklerim
Ekoloji, çevre konularında;
Öykülerle Yeni Köylüler
Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşama
Çocuk kitaplarının tanıtıldığı; Bir Dolap Kitap

Bir de yakın zamanda dinlemeye başladığım bence efsane bir program, yazarların konuk edildiği ve yazı serüvenlerinin konuşulduğu; İlk Sayfası
Siz de önerilerinizi yazarsanız dinlerim,sevinirim.

23 Şubat 2019 Cumartesi

kar


Bu yıl kardan tam ümidi kesmişken, Şubatın son günlerinde hızlı bir girişle her yeri bembeyaz yapıverdi. Hafta içi haberini alınca, “yok yaa, sulu yağar, tutmaz, mümkün değil” demiştik, iyi ki de yanılmışız, sabahtan beri dolu dolu, hızlı hızlı, “bu yıl da bi kerecik her yeri bembeyaz görmeden geçmesin” istediğimizi anlar gibi yağdı yağdı, akşama doğru manzarası gözlerimizin önünde seriliydi.
Nohut, bu yılın başından beri kar bekliyor, bugün çok heyecanlandı, üçyüzotuzbeş kere “anne kar topu oynamaya çıkalım mı?” diye sordu, ama gündüz kar incecikti ve ağaçları uçuracak gibi bir fırtına vardı dışarıda. Yarından ümitliyiz :)
Karın anlam ve önemine dair, okul müdürleri gibi uzadıkça uzayan bir konuşma yapasım var ama bir annenin kısacık zamanına sahibim, o zamanı da pencereden karı izleyerek geçireceğim. Kısacık temennim ise şu; bütün kötülüklerimiz, çirkinliklerimiz, kusurlarımız, gürültümüz, bir mucize gibi inen ve her şeyi bir anda güzelleştiren, bütün sesleri sessizliğiyle örten, muhteşem zarafetiyle, masallarıyla, usul usul gelen karla örtülsün, yıkansın, arınsın.

Şuracığa da  bir ismet özel şiiri ve çok sevdiğim bir filmi (snijeg:kar) bırakıyorum.
“bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
ölümden anlayan ciddi bir yaprak
unutulacak diyorum, iyice unutulsun
neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak”

8 Şubat 2019 Cuma


Bugün, bir anne, birinci sınıfa giden çocuğunun ödev yaparken bacaklarını salladığını, sağa sola kaykılıp yerinde duramadığını, bunun normal olup olmadığını sorunca içimden, Kumkurdu’ndan bir şarkı söylemek geldi:
Yetişkin bir balık gibi oturamaz insan, bedeni büyür ve gelişirken. Koşmalı, oynamalı, zıplamalı, hop hop hop hoplamalı.
Şarkının olduğu bölümde Kumkurdu ile Zackarina’nın konuşması şöyle:
-Ama annem ve babam benim çok tepindiğimi düşünüyor. En azından yemek yerken.
-Hah! diye burnundan soludu Kumkurdu. Onlar için demesi kolay. Ne de olsa büyükler ya. Çabucak unuturlar.
-Neyi unuturlar? diye sordu Zackarina
-Büyürken vücudun patlayan mısır taneleri gibi kıpır kıpır olduğunu! Bunu sen ben biliriz, her küçük kurbağa da bilir ama onlar bilmez, dedi Kumkurdu. Büyüdüler ya, hemen unuttular.