25 Ağustos 2016 Perşembe

On Üç Aylık Bebek İçin Oyunlar



Oyunları böyle bir köşede oynuyormuşuz mesela:)

Şu siteden kısaltarak çevirdim yazıyı. 


Büyük Bir Örtüyle “Cee” Oyunu
Etraftaki eşya ve oyuncakları kaldırın. Büyük bir örtü alın, çarşaf, havlu vb. Örtüye onun görebileceği şekilde yavaş yavaş saklanın. Anne nerede? diye sorun. Sizi ararken elini tutup yardımcı olabilirsiniz. Oyunu anlamaya başlayınca onun da saklanmasını teşvik edebilirsiniz. 


Yastık Dağına Tırmanma
Bu dönemde çocuklar objelere tırmanıp engelleri aşmaktan hoşlanırlar.
Çocuğunuzun güvenli şekilde tırmanabileceği farklı objeler kullanabilirsiniz. Büyük yastıklar, minderler, sivri köşeleri olmayan kutular vb.
Çocuğunuz düştüğünde zarar verebilecek objeleri ortadan kaldırın ve yastıkları tırmanıp inebileceği şekilde yerleştirin.
Oynarken bir karton kutuyu açık şekilde de kullanabilirsiniz.


Okuma Zamanı
Renkli, büyük resimli bir kitap alın.
Sakin bir yerde oturun. Okuyun, tanıdık nesneleri işaret edin, isimlerini yüksek sesle söyleyin, onun da işaret edip söylemesini teşvik edin.
Kitaptaki şeylerle gerçek hayattaki nesnelerle bağlantı kurun. 


Bebeğinizin Sallayarak Ses Çıkarabileceği Objeler
Tuvalet kağıdı rulolarının uçlarını kapatarak içine farklı sesler çıkaran şeyler koyabilirsiniz.



Kutuya Top Atmak
Önce topu boş bir kutuya siz atarak gösterin. Daha sonra onun atmasını teşvik edin.

10 Ağustos 2016 Çarşamba

On Üç Aylık Bebek Gelişimi





Yazıyı şurada okuyup çevirdim. 

ON ÜÇ AYLIK BEBEK GELİŞİMİ  
  
On üç aylık bebeğinizin davranışlarında değişimler görürsünüz, yeni duyguları keşfeder ve gelişmekte olan bağımsızlığının önündeki engelleri fark eder.


Sizden ayrılmak istemeyen yoğun bir sevgiden öfkeye ya da tam bir inatçılığa kadar çok çeşitli duygu halleri ve davranışlarla karşılaşırsınız.


Ayrılık anksiyetesi belirtileri göstermeye başlayabilir. Size yapışabilir, ağlayabilir, gideceğinizi anlayınca çok huzursuz olabilir. Ayrılmayı kolaylaştırmak için gitmeden önce onu meşgul etmeyi ve vedaları kısa tutmayı deneyebilirsiniz.



Gittikçe artan bağımsızlık duygusu, siz yanındayken ya da değilken çevreyi keşfetmek istemesine nende olur, bu yüzden güvenlik daha önemli hale gelir. Yere çömelip odaya çocuğunuzun gözünden bakarak herhangi bir tehlike olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. 



Bebeğiniz yürüme belirtileri gösterir göstermez ayakkabı almak için acele etmeye gerek yoktur. Yürüdüğü zemin güvenli olduğu sürece, çimen ya da kum gibi hafifçe pürüzlü bir zeminde bile çıplak ayakla yürümesi bacak kaslarının gelişmesine ve dengesini geliştirmesine yardımcı olacaktır. 


Denge sağlamak yürümeyi öğrenmenin en önemli parçasıdır, bu yüzden düştüğü zaman, canı yanmadığı sürece, hemen onu kaldırmaya çalışmayın.
Ayağa kalkması için cesaretlendirilmeye ihtiyaç duyar, böylece yürüyüp düşebileceğini ve düşünce kendi kendine kalkabileceğini öğrenir ve kendine güven duyar.


1 ile 2 yaş arasında bebeğinizin büyüme hızı yavaşlar ve bebeklik şişmanlığını kaybeder. İştahı azabilir ve yemekler konusunda daha seçici olabilir. 




YAPABİLİYOR OLMALI

Kendi başına ayakta durabilir.
Eşyaların etrafında tutunarak yürüyebilir.
Objeleri eliyle kavrar.
Basit komutları anlar.
Hareketlerinizi taklit eder.


MUHTEMELEN YAPABİLİYOR
Kendi başına ya da elinizi tutarak yürür. 
Kaşığı tutar ancak yeme denemeleri genelde düşürme ile sonuçlanır.
Kalemle karalama yapar. 
Bardaktan su içer. 


YAPMASI DÜŞÜK OLASILIKLI
Yardımsız yürür.
Kendisi yemek yiyebilir.
İhtiyaçlarını ifade etmek için kelime ve işaret dilini bir arada kullanır. 

5 Ağustos 2016 Cuma

Bir Yaş Çocuğu




(Bilgiler ve görsel Haluk Yavuzer'in Çocuğu Tanımak ve Anlamak kitabından alıntıdır.)

Bir yaş, çocuğun kendini ve dünyasını keşfetmeye başladığı yaştır.

1 yaş çocuğunun en karakteristik özelliği, tam bir benmerkezcilik sergilemesidir. O, hep alır. Hiç vermez. Kendi bildiğini yapmakta ısrar eder. Objeleri yakalar. Her şeyin sadece kendisine ait olmasını ister. Paylaşamaz. Bir grupla oynarken bile yalnızdır.

1 yaş çocuğu artık ayağa kalkabilir, yürüyebilir. Onun dünyası keşfettikleridir. O koşar, iter, eline aldığı her şeyi tatmak ister.

Otonomi (kendi kendini yönetme) için mücadele, bu yaşın gelişime bağlı olan en tipik karşı çıkışıdır. 1 yaş çocuğu tüm dikkatini, ebeveynin koyduğu sınırları test etme- deneme ve kendini keşfetmeye vermiştir. Onun bu cüretkâr tavrı tümüyle dürtüseldir. O, iyi ile kötü arasındaki farkı henüz bilemez. “Evet” yerine “hayır”, “aşağı” yerine “yukarı” der. Umutsuz olduğu zamanlarda annesine yapışır.
Ebeveynle iyi ilişkilerin nasıl kurulacağı, onun için bir anlam ifade etmez. Kısaca bu yaş çocuk için işlerin zor gittiği bir yaştır.

 On iki aylık ile yirmi dört aylık dönem arasında bebeğin dili kullanma becerisindeki hızlı gelişmeye, taklit oyunu (miş gibi yapma) ve daha karmaşık sorun çözme becerileri eşlik etmeye başlar. Bebeklik döneminin sonlarına doğru daha yoğun bir ilgi ve dikkat göstermeye ve bu ölçütleri karşılamak için çaba göstermeye başlar.

Yeni  yürümeye başlayan çocuğun bu evredeki temel görevi tek, bağımsız bir birey olduğunu öğrenmek ve kendi kendine yeterli olabilmektir. Yeni yürümeye başlayan çocuk, kendisinin farklı ve biricik olduğunu, çevreyi keşfederken, ayrılık, yeterlilik ve bağımsızlık deneyimleri sırasında öğrenir.
Bu evrede çocuğun olumsuzluğu, gerçek anlamda bir karşı gelme değildir. Bu henüz gelişmemiş bir bağımsızlık duygusu ile yalnızlık deneyiminin birleşimidir. Cesaretlendirici, yönlendirici ve sakin bir yaklaşım içindeki ebeveyn, bir yandan ciddi problemlerin gelişimini önlerken, öte yandan yeterli olma ve benlik değeri kazanma sürecini olumlu etkilemiş olur. 

Yine bu evrede çocuk, ebeveyninin dışında çevreyi keşfetmeye başlar. Ancak ebeveynine fiziki yakınlığını sürdürerek, güven ve rahatlık aramaya devam eder. Uzaklaştığı zaman, ebeveyninin arkasından koşmasını bekler. Böylelikle bağımsızlık pratiği yapmayı güvenli bir biçimde öğrenir.
Yaşayarak öğrenme ve eylem yoluyla çevreyi keşfetme, yeni yürümeye başlayan çocuk için en önemli öğrenme yollarıdır.


1 yaşındaki çocuğu daha kolay yönlendirebilmek için evde nasıl bir ortam hazırlamamız gerekir?

Bu dönem çocuğun, ‘ara-bul, dünyayı keşfet!’ ilkesiyle hareket ettiği, size hiçbir yük getirmeden kendini eğitmeye başladığı bir dönemdir. Çevresinde her ne görürse avuçlayarak, itip çekerek, ağzına götürüp tadına bakarak, yiyerek bu kocaman güzel dünyanın içine ilk adımlarını atar. 

Sürekli,” Hayır, yapma!” demek zorunda kalmamak için, evinizde çocuk için güvenli bir alan oluşturmakla rahatlamış olursunuz. Müzik setini yüksek bir yere yerleştirin, yeni duvar kağıdı yaptırmayı daha ileri bir tarihe erteleyin. Böylece, çocuğunuz evde huzur içinde hareket edebilecektir. Evi çocuğa uygun bir hale getirmek öncelikli göreviniz olmalıdır.

Küçük çocuk, fotoğraf makinesinin tencereden farklı bir obje olduğunu ve birini düşürmenin yaramazlık olarak nitelendirilip, diğerinin nitelendirilmediğini bilemez. Ebeveyni, o, fotoğraf makinesini düşürdüğünde kızmakta, ancak tenecereyi düşürdüğünde bunu önemsememektedir. Ebeveynin bu tepkisi çocuğa mantıksız görünür ve ona, ebeveynin öfkesinin garip ve önceden kestirilemz olduğunu öğretir. Bunu önlemenin en iyi yolu, çocuk bazı objelerin değerini anlayıp onları nasıl kullanacağını öğrenecek yaşa gelinceye kadar, değerli ve kırılabilecek olan eşyaları göz önünden kaldırmak olacaktır. Çocuk, objeler arasında bazı farklılıklar olduğunu sonradan öğrenir. Çocuğun bireyselliğine saygı duyduğunuz ve onun oynayabileceği türden objelerle oynamaya yönelttiğiniz takdirde, objelere dikkat etmeyi daha çabuk öğrenecektir.

Ayrıca bu yaştaki çocuklardan, dik oturma ve tuvaletini kontrol edebilme gibi bazı becerileri kazanmış olmaları beklenmemelidir.