Nohut bir dönem, gök gürültüsünden epeyce korkuyordu, sonra
bir gün kendince bir oyun geliştirdi, gök gürlerken bağırıp gök gürültüsünü
korkuttum deyip sonra kahkahayla gülüyordu. Oyun ve gülme yoluyla
korkusunu yenmenin yolunu hiçbir müdahalem olmadan bulması karşısında duyduğum şaşkınlık
ve hayranlıkla oyuna dahil oldum. Ne zaman gök gürlese sabit oyunumuz haline geldi
gök gürültüsünü korkutmak.
Genel hatlarıyla hatırladığım, oyun ve gülme yoluyla
korkuları yenme konusundaki bilgilere tekrar baktım. Şöyle diyor Aletha Solter,
Çocuğunuza Kulak Verin kitabında:
“Çocuklar korkularını yenmek için aktif bir çaba harcarlar.
Bunu esas olarak oyun oynayarak ve gülerek yaparlar. Yeterince serbest oyun
zamanı tanınan çocuklar kendileri için terapötik durumlar yaratırlar. Çocuklar
oynarken kahkaha atıyorlarsa, muhtemelen bir korku öğesini yenmeye çalışıyorlar
demektir… Çocuklar korkularıyla başa çıkmak için gülmelerini sağlayan bir oyun
icat etmezlerse, anne babaları kurdukları oyunlarla onlara yardımcı olabilirler.
Bunun dışında çocukların korkularıyla başa çıkmalarına
yardımcı olmak için;
Onlara doğru, basit bilgiler vermek gerekir, diyor. Çünkü çocuklar etraflarında olup biten olaylar
hakkında tam bilgi sahibi değildir ve eksik bilgilere dayanan yanlış senaryolar
üretip korkabilirler.
Ayrıca çocuğa başa çıkma stratejileri öğretmek, bunların
provasını yaptırmak da yararlı olabilir diyor. Mesela, köpekten korkuyorsa
köpek gördüğünde birinin elini tutmak, yavaşça geri çekilmek ya da yardım
çağırmak gibi stratejilerin provasını yapmak.
Korkusunu yok saydığımızı, önemsemediğimizi, küçümsediğimizi
ilettiğimiz, bunda korkacak bir şey yok, aman canım bundan da korkulur mu hiç,
abartıyorsun, büyütüyorsun, evham yapıyorsun vb şeyleri ne çocuklara, ne
yetişkinlere zaten söylemiyoruz değil mi? 😊