13 Eylül 2018 Perşembe


Nohut bir dönem, gök gürültüsünden epeyce korkuyordu, sonra bir gün kendince bir oyun geliştirdi, gök gürlerken bağırıp gök gürültüsünü korkuttum deyip sonra kahkahayla gülüyordu. Oyun ve gülme yoluyla korkusunu yenmenin yolunu hiçbir müdahalem olmadan bulması karşısında duyduğum şaşkınlık ve hayranlıkla oyuna dahil oldum. Ne zaman gök gürlese sabit oyunumuz haline geldi gök gürültüsünü korkutmak.
Genel hatlarıyla hatırladığım, oyun ve gülme yoluyla korkuları yenme konusundaki bilgilere tekrar baktım. Şöyle diyor Aletha Solter, Çocuğunuza Kulak Verin kitabında:
“Çocuklar korkularını yenmek için aktif bir çaba harcarlar. Bunu esas olarak oyun oynayarak ve gülerek yaparlar. Yeterince serbest oyun zamanı tanınan çocuklar kendileri için terapötik durumlar yaratırlar. Çocuklar oynarken kahkaha atıyorlarsa, muhtemelen bir korku öğesini yenmeye çalışıyorlar demektir… Çocuklar korkularıyla başa çıkmak için gülmelerini sağlayan bir oyun icat etmezlerse, anne babaları kurdukları oyunlarla onlara yardımcı olabilirler.
Bunun dışında çocukların korkularıyla başa çıkmalarına yardımcı olmak için;
Onlara doğru, basit bilgiler vermek gerekir, diyor.  Çünkü çocuklar etraflarında olup biten olaylar hakkında tam bilgi sahibi değildir ve eksik bilgilere dayanan yanlış senaryolar üretip korkabilirler.
Ayrıca çocuğa başa çıkma stratejileri öğretmek, bunların provasını yaptırmak da yararlı olabilir diyor. Mesela, köpekten korkuyorsa köpek gördüğünde birinin elini tutmak, yavaşça geri çekilmek ya da yardım çağırmak gibi stratejilerin provasını yapmak.
Korkusunu yok saydığımızı, önemsemediğimizi, küçümsediğimizi ilettiğimiz, bunda korkacak bir şey yok, aman canım bundan da korkulur mu hiç, abartıyorsun, büyütüyorsun, evham yapıyorsun vb şeyleri ne çocuklara, ne yetişkinlere zaten söylemiyoruz değil mi? 😊