Çocuklarla ilgili zorlandığımız konulardan biri de şu bitmek
bilmeyen ağlamalar sanırım. Bizim toplumumuzda ağlamak kötü bir şey olarak
görülür ve genelde ağlayan çocuk susturulmaya çalışılır. Bu, ağlayan bebeğin bir ihtiyacını dile
getiriyor oluşu ve bizim bu ihtiyacı karşılamak için harekete geçmek istememizle
ilgili ve bir yandan gerekli ve faydalı. Ama bebekler, çocuklar yalnızca fiziksel
değil duygusal ihtiyaçları nedeniyle de ağlar. Bir bebek karnı acıkınca
ağladığı gibi korkunca ya da fazla uyarıcıyla karşılaştığında da ağlayabilir.
Ağlamak onlar için bir iletişim kurma şekli, isteklerini ihtiyaçlarını
anlatabilmelerini, hayatta kalmalarını sağlayan bir yoldur. Peki yaşları
büyüyüp konuşmaya başlayıp ihtiyaçlarını ifade edebildiklerinde neden ağlarlar?
Çünkü üzüntülerini, korkularını, endişelerini, başa çıkamadıkları duygularını
ifade etmek için başka yolları yoktur. Bizim için çok basit bir şey onlar için
korkutucu ve karmaşık olabilir. Neden ağlıyorsun, ağlamana gerek yok, bunda
üzülecek bir şey yok ki gibi yorumlarımız çocukların bu yoğun duygularını yok
saymaktır ama biz yok saysak da duyguları yok olmaz, tam tersine baş
edemedikleri duygulara anlaşılmama hissi, yalnızlık ve çaresizliği de eklemiş
oluruz. Çocuk sorunun kendisinde, kendi duygularında olduğunu düşünmeye başlar.
Çocuklara “neden ağlıyorsun?” diye sorarken ne cevap vermelerini bekliyoruz? Anneciğim
seni göremeyince çok korktum, her an yanımda olmanı istiyorum ya da dışarı
çıkamayacağımız için çok üzgünüm parka gideceğimizi sanıyordum demelerini mi?
Çocuklar duygu ve düşüncelerini bu şekilde ayırt edip ifade edemezler. Hayal
kırıklıkları ile başa çıkabilecek kadar olgunlaşmamışlardır, beklemeyi
bilmezler. Bu yüzden parka gidemiyor olmak, çok sevdiği bir oyuncağını
kaybetmek vb. bunun için ağlanır mı dediğimiz şeyler, onların dünyalarında
önemli olaylardır. Zihinleri, “parka gitmek için biraz daha beklemem gerekiyor,
oyuncağımı annemle birlikte arayıp bulabiliriz” diye düşünecek kadar gelişmemiş
olsa da duygularını bütün yoğunluğuyla hissederler. Onlar bu zorlu duygularla
baş etmeye çalışırken bizim yapacağımız en iyi şey yanlarında olup onları
anladığımızı hissettirmektir.