Üzerinde yazdığı gibi, benim için de “şaşırtıcı derecede
güzel bir kitap” Markette görüp
sayfalarını karıştırınca almadan edemedim ama çok şey de beklemiyordum doğrusu.
Tam tersi ; bilgi dolu, bol bol satır çizdiğim bir kitap oldu.
Kitap, temelde, çocuklar nasıl öğrenir ve biz bu süreçte
onlara nasıl destek olabiliriz üzerine yazılmış. Çocukların nasıl öğrendiğini, nasıl
büyüdüğünü, her yaş döneminde beklentilerimizin nasıl olması gerektiğini
detaylıca anlatıyor. Öğrenmenin çocuğun
zihnine bir şeyleri depolama yarışı olduğunda değil, gündelik hayatın içinde,
doğal akış içinde gerçekleşirse anlamlı olduğunu söylüyor. Ve bize sevindirici bir haberi var: çocuklarımızın
sağlıklı gelişimi için zeka geliştirdiğini iddia eden kartlara, cdlere, pahalı
süper oyuncaklara gerek yok, gündelik hayatın içinde sakin ve duyarlı bir
ebeveynin yol göstericiliği her şeyin anahtarı. Kitapta, gün içinde çocuğunuzu
gözlemlemek daha iyi anlamak ve birlikte oynamak için neler yapabileceğinize
dair bolca öneri de var. Kitabın sonunda bir kaynakça maalesef yer almasa da,
bilgiler araştırmalar üzerinden verilmiş.
Kısaca ve benim kitaptan anladığım kadarıyla; ebeveyne
düşen; çocukların dünyayı anlama, anlamlandırma ve kendi içlerinde bir dünya
inşa etme yolculuğunda onlara eşlik etmek. Bunun için de çocuğum nasıl düşünür,
ne hisseder, nasıl gelişir’i, yani işin teorik kısmını muhakkak bilmek ve
akılda tutmak ve bir yandan da bu eşliğin keyfine varmak. Birlikte gülmek,
hikayeler anlatmak, göğe bakmak, oynamak.
Kitabın başındaki yeni ebeveynlik mantrasını çok sevip
benimsediğimden buraya aynen alıyorum:
"Düşün: Yapmanız gereken şeyin medyanın yaygarasına kulak
vermek ve hayatınızda toplumumuzun ebeveynlerin üzerine yüklediği yükü devam
ettirmek olup olmadığını düşünün. Sürekli koşturan bir ebeveyn olup her yere
yetişmeye çalışırken çocuğunuza yararı olup olmayacağı belirsiz şeylerle
uğraşmanız gerekip gerekmediğini düşünün. Bu deneyim/ders/etkinlik/aktivite
çocuğumun kaygısız oyun zamanını azalttığıma, onu arabayla oradan oraya
sürüklediğime değer mi? En azından ara sıra düşünmek size rehberlik edecektir.
Karşı Koyun: Karşı koymak cesaret ve yüreklilik gerektirir
ve… iyi hissettirir Karşı koymak, kendinizi çılgınlığa kaptırmamayı
başarmaktır. Zamanın yeniden yavaş akmasına izin vermektir. Sadece “hayır
demeniz” anlamına gelir. Ve karşı koyduğunuz zaman, bu kitapta geçen bilimsel
kanıtlarla uyumlu davranmış olursunuz. Bu kanıt bize, az ama öz olmanın
yararını gösterir. Bize “yetişkinleştirmenin” ve çocukluğu hızlandırmanın
olumlu bir seçim olmadığını, çocukların özgürlüklerini çaldığını gösterir. Bize
mutlu, uyumlu ve akıllı çocukların her kursa gitmesine ve her eğitsel oyuncağa
sahip olmasına gerek olmadığını gösterir. Tabii ki karşı koymak, size başta
kendinizi kötü hissettirebilir. Bu nedenle;
Toparlanın: Toparlanmak kendinizi iyi bir tercih
yaptığınıza, çocukluğun gerçek odağının çalışma değil oyun olduğunu
anladığınıza ikna etmeyi kapsar. Oyun çocukların öğrenmek için
programlandıkları temel şeydir."