28 Şubat 2018 Çarşamba

einstein hafıza kartları kullanmazdı


Üzerinde yazdığı gibi, benim için de “şaşırtıcı derecede güzel bir kitap”  Markette görüp sayfalarını karıştırınca almadan edemedim ama çok şey de beklemiyordum doğrusu. Tam tersi ; bilgi dolu, bol bol satır çizdiğim bir kitap oldu.
Kitap, temelde, çocuklar nasıl öğrenir ve biz bu süreçte onlara nasıl destek olabiliriz üzerine yazılmış.  Çocukların nasıl öğrendiğini, nasıl büyüdüğünü, her yaş döneminde beklentilerimizin nasıl olması gerektiğini detaylıca anlatıyor.  Öğrenmenin çocuğun zihnine bir şeyleri depolama yarışı olduğunda değil, gündelik hayatın içinde, doğal akış içinde gerçekleşirse anlamlı olduğunu söylüyor. Ve bize  sevindirici bir haberi var: çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için zeka geliştirdiğini iddia eden kartlara, cdlere, pahalı süper oyuncaklara gerek yok, gündelik hayatın içinde sakin ve duyarlı bir ebeveynin yol göstericiliği her şeyin anahtarı. Kitapta, gün içinde çocuğunuzu gözlemlemek daha iyi anlamak ve birlikte oynamak için neler yapabileceğinize dair bolca öneri de var. Kitabın sonunda bir kaynakça maalesef yer almasa da, bilgiler araştırmalar üzerinden verilmiş.
Kısaca ve benim kitaptan anladığım kadarıyla; ebeveyne düşen; çocukların dünyayı anlama, anlamlandırma ve kendi içlerinde bir dünya inşa etme yolculuğunda onlara eşlik etmek. Bunun için de çocuğum nasıl düşünür, ne hisseder, nasıl gelişir’i, yani işin teorik kısmını muhakkak bilmek ve akılda tutmak ve bir yandan da bu eşliğin keyfine varmak. Birlikte gülmek, hikayeler anlatmak, göğe bakmak, oynamak.
Kitabın başındaki yeni ebeveynlik mantrasını çok sevip benimsediğimden buraya aynen alıyorum:

"Düşün: Yapmanız gereken şeyin medyanın yaygarasına kulak vermek ve hayatınızda toplumumuzun ebeveynlerin üzerine yüklediği yükü devam ettirmek olup olmadığını düşünün. Sürekli koşturan bir ebeveyn olup her yere yetişmeye çalışırken çocuğunuza yararı olup olmayacağı belirsiz şeylerle uğraşmanız gerekip gerekmediğini düşünün. Bu deneyim/ders/etkinlik/aktivite çocuğumun kaygısız oyun zamanını azalttığıma, onu arabayla oradan oraya sürüklediğime değer mi? En azından ara sıra düşünmek size rehberlik edecektir.
Karşı Koyun: Karşı koymak cesaret ve yüreklilik gerektirir ve… iyi hissettirir Karşı koymak, kendinizi çılgınlığa kaptırmamayı başarmaktır. Zamanın yeniden yavaş akmasına izin vermektir. Sadece “hayır demeniz” anlamına gelir. Ve karşı koyduğunuz zaman, bu kitapta geçen bilimsel kanıtlarla uyumlu davranmış olursunuz. Bu kanıt bize, az ama öz olmanın yararını gösterir. Bize “yetişkinleştirmenin” ve çocukluğu hızlandırmanın olumlu bir seçim olmadığını, çocukların özgürlüklerini çaldığını gösterir. Bize mutlu, uyumlu ve akıllı çocukların her kursa gitmesine ve her eğitsel oyuncağa sahip olmasına gerek olmadığını gösterir. Tabii ki karşı koymak, size başta kendinizi kötü hissettirebilir. Bu nedenle;
Toparlanın: Toparlanmak kendinizi iyi bir tercih yaptığınıza, çocukluğun gerçek odağının çalışma değil oyun olduğunu anladığınıza ikna etmeyi kapsar. Oyun çocukların öğrenmek için programlandıkları temel şeydir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder