Sevdiğim ebeveynlik kitapları, sadece şu doğrudur-bu
yanlıştır diyenler değil, doğruları nasıl yapmalıyız, yanlışları neden
yapıyoruz anlatanlar. Kendimize
baktıranlar, içimize döndürenler. Çünkü çoğumuz bilmekle yapmak arasındaki
büyük boşlukta salınıp duruyoruz. Kıramadığımız döngüler, yaptıktan hemen sonra
fark ettiğimiz yanlışlar, baş etmekte güçlük çektiğimiz duygularla mücadele
ediyoruz. Evet çocuklarla birlikte mutlu anlar içinde olmak muhteşem ama bir
yandan da çok iyi biliyoruz ki bazı anlarda sakinliğimiz korumak çok güç.
Hepimizin güçlü yönleri ve zayıf yönleri var ve çocuklar bence bu yönlerimizi
dengelememiz için inanılmaz fırsatlar sunuyor. (Bizi deli etmeye çalıştıkları
konusunda ısrarcı olanlar delirmeye devam edebilir😊
Bu fırsatlarla öğrenmek okulda aldığımız her şeyiyle
planlanmış eğitimlere, önce çalışıp sonra sınavlara girmeye hiç benzemiyor,
yaşamın içinde an be an eğitiliyoruz, bu yüzden farkındalık; davranışlarımızın,
duygularımızın farkında olmak çok önemli, farkında olmazsak bu çok hızlı
öğretmenlerimizin verdiği dersleri kaçırabiliriz. Bu farkındalığı kazanmak için
de kitaplar çok çok önemli bence, ya da delirmekte ısrar etmek yerine başka
öneriler arıyorsanız kitaplara sarılabilirsiniz:)😊
Farkındalık kazandıran kitaplar listesinde baş sıralarda yer
alması gereken bir kitap bence; Çocuğunuzla Birlikte Büyümek
Kitap, çocuklarımızı kontrol etme çabamıza son vermemiz
gerektiği çünkü bu çabanın beyhude olduğunu anlatarak başlıyor. Bunun yerine
çocuğun ihtiyaç ve duygularına yönelmemizi, bunları anlamaya çalışmamızı söylüyor.
Ne kadar çok öğretmeye çalışırsak o kadar zorlanıyoruz, bunun yerine öğrenmeye
çalışmak için çaba harcamalıyız. Peki nasıl?
Bunu, detaylı örneklerle, sorularla çok güzel anlatıyor
kitap. Tam vakıf olmak için baştan sona okumak şart. Ben sadece aklımda kalan
en önemli kısımları ve özellikle uygulama ihtiyacı duyduklarımı yazacağım.
Diğer pek çok kitapta olduğu gibi İLETİŞİMin gücüne vurgu
yapıyor. Çocuklarımızla birlikte büyürken, İletişim kurmak, bağlantı kurmak en önemli şey.
SİDOT formülüyle iletişim, yöntemi zihnimde bir yerlerde hep
bulunmasını istediğim bir yöntem. Şöyle:
S-Sessizce içinden konuş. Ağzından çıkmak üzere olan
sözlerin farkına var, tepkinin önce zihninde oluşmasına izin ver. Daha sonra
düşündüklerinizi bir yere de yazabilirsin. Bu düşünceler olmadan nasıl
davranacağını hayal et.
İ-İlgini çocuğa yönlendir.
D-Dinle
O-Onayla. Durumu dramatik hale getirmeden kendi yargılarını
eklemeden onayla
T-Teşvik et. Üzüntüsünü çözümleyebilmesi için teşvik et
Çocuklarımızın öfkemizin nedeni değil tetikleyicisi olduğunu
unutmayalım, bizim öfkemizden onlar değil, kendimiz sorumluyuz. O bir şey
yapar, sizin zihninizde bir pencere açılır ve yazılanları yaparsınız. Bu
otomatik tepkidir, bununla birlikte bu tepkiyi fark edip değiştirebilirsiniz.
İçinizden konuşarak içinizi boşaltın. Aklınıza ilk gelen sözcükleri sarf
etmeyin.
Biz aslında çocuklara değil, onların davranışlarına yönelik
kendi yorumumuza tepki veriyoruz. Kendi yorumumuzu fark edersek
davranışlarımızı da değiştirebiliriz.
Bir diğer önemli nokta ise, çocukların öfke nöbetleri ve ağlamalarıyla
baş etmeyi muhakkak öğrenmemiz gerekiyor. Onunla birlikte biz de
öfkelenmeyeceğiz ya da öfkelendi ağladı diye durumu değiştirmeye, bütün isteklerini
yerine getirmeye çalışmayacağız. Yapılacak şey, çocuğun duygusunu fark
etmesini, duygularını dışa vurmasını sağlamak. Çünkü olaylardan dolayı değil,
olaylarla ilgili kendi düşünceleri yüzünden öfkeleniyor. Duygularını başka
insan ve olaylara dayandırmadığında kendi gücünün farkına varabilir. Bunu
kendimiz ne kadar yapabiliyoruz acaba diye düşünüyorum ki çocuğa aktarabilelim.
Duygularımızın sorumluluğunu alıyor muyuz? Beni öfkelendirdi yerine ben
öfkelendim, beni çok zorluyor yerine zorlanıyorum diyebiliyor muyuz?
Kitap diyor ki: Çocuğunuz için yağmuru dindiremezsiniz bunu
yapabilseniz bile çocuğunuza bir faydası dokunmaz. İnsanları da değiştiremezsiniz.
Çocuğunuza kendi duygularını sahiplenmesi konusunda yardımcı olursanız onu
insanlarla ilişki kurmaya daha iyi hazırlarsınız. Hayatı boyunca insanları
kendi beklentileri doğrultusunda değiştirmek için uğraşıp durmaz. Kesinlikle
doğru. Ve her doğru gibi uygulaması kolay değil ama emek vermeye değer.
Kitapta daha pek çok konu hakkında yol gösterici örneklerle
dolu. Şimdilik ben SİDOT formülüyle iletişim ve kendi duygularına sahip çıkma
konusu üzerinde epeyce çalışmam gerektiğini hissediyorum. Kitabı okuyanlar,
deneyenler, sevenler, okumak isteyenler siz neler diyorsunuz?