24 Aralık 2016 Cumartesi

Reggio İlhamlı Öğrenme Nedir?

Reggio yaklaşımını uygulayan bir öğretmen ve annenin bu yöntemin ailesi için ne ifade ettiğini anlatan bir yazısını şurada okudum ve çevirdim. 

REGGİO İLHAMLI ÖĞRENME NEDİR?

Bu öğrenme yöntemi;

Yalnızca bir çocuğun duyabileceği merakı, öğrenme ve çevresindeki dünyayı keşfetme isteğini destekliyor.
Oyun oynayıp öğrenirken  aramızda güçlü bir ilişki gelişmesini sağlıyor ve birlikte yarattığımız süreçte çocuğumuz aktif rol alıyor.
Geriye bakarak kendi hatalarını ve bunları nasıl düzelttiğini gözlemlemesini sağlıyor.
Güzellik ve yansıma dolu doğal bir ortam yaratıyor; küçük doğal nesneler, aynalar, ışık, ahşap oyuncaklar

ÇOCUKLARIMI ŞUNLARI YAPARAK BÜYÜTÜYORUMM

Merak ve öğrenme isteğini teşvik ediyorum.
Çocuğumun yapmak istediği şeyleri yapabilecek kapasite ve güvene sahip olduğunu biliyorum.
Onun çevresiyle ilgili sorduğu soruları cevaplayabilmek için onunla birlikte öğreniyorum.
Yaşam ve merak hakkında cevap ve açıklamalar bulmasına yardım ediyorum.
Dünyayı bütün duyularıyla keşfetmesine destek oluyorum.
Dünya hakkında eleştirel ve bütüncül düşünebilmesini sağlamaya çalışıyorum.
Onu gözlemliyorum ve  yetenek ve ilgilerini yansıtan araçlar ve deneyimler sağlayarak oyununu geliştirmeye çalışıyorum.


HANGİ OYUNLARI DESTEKLEYEBİLİRİM?

Doğa Yürüyüşü: Rehbersiz ya da (daha büyük çocuklar için) iyi bir rehberle
Doğa temalı keşifler: yapraklar, çiçekler, solucanlar, yaşam döngüleri
Küçük parçalarla oyunlar: çubuklar, düğmeler, küçük nesneler, taşlar, mıknatıslar
Duyusal Keşif: Oyun hamuru, çamur, mud, slime, duyusal hamur
Sanat ve Duyu Keşfi: boyama, kil, hamur, aynalar, doğadan ilham alma, resim ve nesneleri kullanarak hikayeler anlatma
Gözlemler: klasik ve modern sanat çalışmaları, doğa, bir defter oluşturmak, fotoğraf çekmek

Yukarıdaki fikirlerin bazıları benim çocuğum için uygun olmayabilir ama belki sizinki için uygun olabilir. Önemli olan çocuğunuzu gözlemleyerek ilgilerini fark etmek ve bu ilgileri geliştirmek.  Kendimize “Çocuğumun neye ihtiyacı var ve bu nasıl geliştirebilirim?” diye sormak.

PROJE TABANLI ÖĞRENME NEDİR?

Proje tabanlı öğrenme, çocuğunuzun yaratıcılığını geliştirme ve açık uçlu öğrenme davetleri yoluyla bir ilgi geliştirmesine yardımcı olur. Daha önce oğlumun ilgileri konusunda bir post yazmıştım. Kılıçlara, insan vücuduna ve uzaya olan ilgisini, bu konular hakkında nasıl öğreneceğimizi birlikte keşfederek geliştirdik.
Eğer ilgi duyduğu bir konu varsa bununla ilgili konuşuyoruz ve bu konuyla ilgili daha çok öğrenebileceği bir ortam yaratmaya çalışıyorum.
Ona keşfetmesine, yaratmasına ve merak etmesine yardımcı olacak materyalleri sunuyorum.

Farklı şeyler kullanarak bu konuyu sunuyor; çizim, yaratım, heykel, resim, oyunculuk, şarkı söyleme, konuşma gibi.

23 Aralık 2016 Cuma

Çocuklarımızı Anlamak

Dışarıda tanıştığımız bir teyze anlatmıştı. Gençken, kendi çocuğuna, sayı saymak vb. bir şeyler öğretiyormuş evde, ama çocuk o öğrettiği şeyleri başkalarının yanında söyle deyince söylemiyormuş çocuk, bir gün bu yüzden çok kızıp dövmüş çocuğunu. Ne kadar yanlış yaptığını sonradan anladığını söyledi.

Beni uzun zaman düşündürdü bu hikaye, uç bir örnek olsa da, dövmek noktasına kadar gitmese de çocukları hep birilerine bir şeyleri göstermeye, ispat etmeye teşvik ediyor, hatta zorluyoruz diye düşündüm. En basitinden, şunu anlat, bunu söyle, şunu yap diye ısrar edip durmuyor muyuz?

Birilerine ne kadar çok bildiğini gösterme üzerine dayalı bir eğitim anlayışımız var. Eğer sınavda ne kadar çok bildiğini göstermezsen öğrendiklerinin hiçbir değeri yok. Evde de benzer bir anlayış devam ediyor.  Çocukları bilmenin, öğrenmenin mutluluğunu yaşatmak yerine kendilerini ispat etmek, daha çok bildiğini göstermek yarışına sokuyoruz. Yanlışları da böyle öğretiyoruz, başkaları ne der, çok ayıp vb ile çocuklarımıza doğruyu öğretmeye çalışıyoruz.

Çocuklarla ilişkimiz de doğayla ilişkimiz gibi; değiştirmek, hükmetmek, tahrip etmek ve gösteriş üzerine. Çünkü öyle gördük, öyle öğrendik. Görerek, model alarak üstüne bir de tekrar tekrar duyarak öğrendiklerimizin  yanlış olduğunu sonradan fark etsek de değiştirmek kolay değil, çünkü zihnimize çocukluğumuzdan beri  kazına kazına yerleşmiş.


Çocuklarımız önümüzde pırıl pırıl parlayan öğrendiklerimizi değiştirme fırsatları aslında, onların ışığını yakalamak için biz koşalım peşlerinden, kendimize uydurmaya, istediğimiz gibi oldurmaya çalışmayalım. Anlamaya çalışalım, hem onları, hem kendi duygularımızı, yanlış düşüncelerimizden doğan ve yolumuzu tıkayan duygularımızı. Çocuğumuza öfkeleniyorsak önce kendimize bakalım, kendi düşüncelerimize, engellerimize, çaresizliğimize. Evimizi inşa ettiğimiz temel ne diye soralım: başkaları ne der mi, yoksa çocuğum ne hisseder mi?

19 Aralık 2016 Pazartesi

Çocuklara Kitap Sevgisi Kazandırmak

Geçenlerde, çocuklarımıza  kitap okumayı nasıl sevdirebiliriz diye bir soru gelince, ona cevaben lafı epey uzattığımı fark edip bir yazı haline getireyim dedim. İşte kendi deneyimlerimizle birlikte bazı naçizane öneriler:)

Nohut, kitap okumayı çok seven bir çocuk. Mesela bir dergiyi beş altı kere üst üste okutturduğu oluyor. Kitaplarla, dergilerle haşır neşir olmayı, biz okurken dinlemeyi çok seviyor. Elbette bizim kitapları sevdirme çabalarımızın da faydası olmuştur ama şunu unutmamakta fayda var.
Her çocuk farklı, yani bizim yapacağımız şey, sevdirmek için bir şeyler yapıp sonrasını izlemek, çocuğu gözlemleyip onun ilgileri doğrultusunda yola devam etmek.  Ben şunu yaptım o yüzden böyle oldu, ben böyle alıştırdım gibi lafları hiç sevmiyorum bu yüzden, bir şeyler yapma gayretinden çok egomuzu beslemeye yarıyor gibi geliyor. İnsan yetiştiriyoruz, kesin neden sonuç ilişkileri kurmamız, kesin çıktılar almamız mümkün değil. Hem, insan yetiştirmek demek, bir yandan da kendimizi törpülemek, geride durmak, çocuğumuzu izlemek için gayret etmek demek. Sadece şunu diyebilirim; istediğim bir sonuç için gayret gösterip ebeveynliğin sürprizli yollarında yürümeye devam ediyorum.

Gayret kısmında neler yaptığımıza gelirsek;

Altı aylık civarından itibaren ona kumaş kitaplar verdim. Sonrasında karton kitaplara geçtik. Ben de babası da okumayı çok seviyoruz, evde bolca kitap var. İstediği zaman kitapları aldı oynadı, bazen yırttı. Biraz laftan anlamaya başladığında yırtmayı bıraktı.

Gün içinde ona hep kitap okudum. Farklı sesler çıkararak, anlatarak, şarkılar söyleyerek.

Bir dönem elinin altında çok fazla kitap dergi olmuştu, birini getiriyor ben onu okurken dinlemeden diğerini getiriyordu, o zaman kitap ve dergi sayısını azalttım. Normale döndü. Bu yüzden, çocuklara kitaplar ve diğer oyuncaklar da dahil bir anda çok fazla şey sunmamak gerektiğini düşünüyorum.

Şimdilerde hareketli, boyutlu kitaplardansa bizim elimizdeki kitap ve dergilerle, ya da küçük resimli kitaplarla daha fazla ilgileniyor.

Bir dönem gün içinde ona sürekli kitap okumamı istiyor, başka oyunlara hiç yüz vermiyordu. O zaman kitap sayısını iyice azaltıp, okuduğumuz kitaplara daha fazla hareket kattım, kalkıp koşmak, kitaptakine benzer bir oyuncağı çıkarmak gibi. Şimdi kitap okuma ve diğer oyunlar daha dengeli durumda. Meraklı  Minik,  Bilim Çocuk  dergileri, bizim okuduğumuz dergiler, kitaplar ve kendi hikayeli kitapları favorileri.

Kitapları sevdirmek için neler yapabiliriz?

Okumaya hareket katabilirsiniz. Farklı sesler çıkarmak, canlandırmak. Mesela mutlu su aygırı kitabını okurken su aygırının sesini farklı çıkarıyoruz, şarkısını söylüyoruz, düşerken biz de düşer gibi yapıyoruz vb.

Bazı oyuncakları kitaptaki hikayeye dahil edip oyunlar kurabilirsiniz.

Çocuklara okumak söz konusu olduğunda, öncelik hareket etmek olmalı çünkü hareket etmek öncelikli ihtiyaçları, kitabı baştan sona okumak değil, kitapları sevdirmek, eğlenceli hale getirmek de öncelikli hedefimiz olmalı.

Kitapları, sayısını çok abartmadan, ulaşabileceği bir yerde bulundurabilirsiniz, kendisi istediğini seçip getirebilir, birlikte okuyabilirsiniz. Okumak derken aynen okumak değil, ilgisini canlı tutacak şekilde seslendirme, hareket vb. ile okumak. (Aynen okumayı da zaman zaman yapıyoruz biz, o da hoşuna gidiyor, kitabı açıp bizi, ses tonumuzu baya benzeterek taklit ediyor:))

Nohut pek sevmedi ama üç boyutlu hareketli kitaplar de ilgilerini çekmek için bir alternatif.

Bir yaş altındaki bebekler için kitaptaki sözleri ya da kendiniz söz uydurarak melodili, şarkılı okuyabilirsiniz.

Çocuğunuz neyi seviyor, ne ile ilgileniyorsa onunla ilgili kitaplar alabilirsiniz.

Siz de elinize kitap alıp okuyabilirsiniz, sizi okurken görmesi en önemlisi.


Şimdilik bu kadar. Yeni kitap maceralarında görüşmek üzere:)

3 Aralık 2016 Cumartesi

Oyuncak Seçimi

Çocuklara bir şeyler yapma fırsatı vermeyen, kısa bir süre eğlenerek izledikleri parlak, ışıklı, elektronik oyuncaklar almayın. Elleriyle bir şeyler yapabileceği oyuncakları tercih etmeye çalışın, mesela bir kutuya top atabileceği ya da halkaları dizerek bir işi tamamlayabileceği tarzda oyuncaklar.  Böylelikle  aynı aktiviteyi tekrar tekrar yaparak uzun süre konsantre olabilir. Sadece bir düğmesine basılan ve başka hiçbir şey yapılamayan oyuncaklar çocuğunuza öğrenme fırsatı vermez. Çocuğun oyuna katılabildiği, bir şeyler yapabildiği, etkin olduğu oyuncaklar yeni deneyimler yaşayıp öğrenmesini sağlar.

 Televizyon uzun süre dikkatini çekebilir ama etkileşimde bulunmasına, bir şeyleri değiştirmesine, aktif olmasına izin vermez. Çocuğun gelişimi için ellerinin çalışması çok önemlidir. Nesneleri hareket ettirip değiştirebileceği, aktif şekilde oynayabileceği oyuncakları tercih edin.

Şuradan çevirdim.