9 Temmuz 2018 Pazartesi


Şehirde geçen çocukluğumun renkli ayları, yaz ve anneanne evi. Akşama doğru hazırlanan yemeğin yanında salataya bir koşu bahçeden toplayıp getirdiğimiz naneler. “Bahçeden nane koparıp geliver” dediklerinde uçarak gittiğim, yeni sulanmış bahçenin köşesinde yeşermiş mucizevi bitki; nane. Diplerinden değil üstlerinden nazikçe koparılır, her yana mis gibi kokusu yayılır, ellerine yüzüne değer, ferahlatır. Ellerinde su, toprak ve nane kokusu, aklında hayaller, oyunlar, keşifler, sınırsız, rengarenk bir dünya. Nanenin, suyun, yazın, oyunun; her şeyin ama her şeyin kokusunun, tadının keskin, güçlü, farklı ve yepyeni olduğu, bahçelerde, arkadaşlar, oyunlar, bisikletlerle yaşadığımız, topraktan evler, şehirler, dünyalar kurabildiğimiz zamanlar. Nasıl canlı, nasıl güzeldi, ne çabuk, nasıl da, rüya gibi geçip, uçup gitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder