Parkların yaz hallerini seviyorum. Her yanda koşuşan, oynayan,
düşen, kalkan, bağıran çocuklar, çocuklarına seslenen, etraflarında dolanan
anneler. Salıncak, tahtıravelli gıcırtıları. Bir grup çocuk kumda oynuyor,
kimisi kaydıraktan kayıyor, kimisi tırmanıyor, kimisi oyunun en tatlı yerinde. Koşuşturmacalar,
konuşmalar, gülüşler, ağlamalar, krizler ve şenlikler.
Çocukların pür neşelerini,
annelerin bu neşenin akışı karşısındaki bambaşka hallerini, tepkilerini. Anneanne,
babaanne, dedelerin torunlarına bakarken kalp şekli alan gözlerini. Çayları ve
yiyecekleriyle birlikte parka gelmiş, birbirleriyle sohbet eden, yemek tarifleri,
temizlik tüyoları ve hep ama hep çocukları konuşan anneleri, teyzeleri,
anneanne ve babaanneleri. Koruyan, kollayan, paylaşan, üreten, yeşerten, her
yere yuva havası taşıyan kadınları.
Parkta çocuklar arasında geçen saçma sapan diyalogları, onca
karşıt uğraşa rağmen henüz mantıkla, ayıpla, günahla, kim ne derle
sınırlanmamış hallerini, saflıklarını, komikliklerini.
Siz de gelsenize, iki lafın belini kıralım😊
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder