Eğitim alanında çalışan biri olarak, eğitim ve ebeveynlikle ilgili
kitapları okumaya çalışıyorum. Bu alanda gerçekten iyi, bildiklerimizi, inandıklarımızı
sorgulayan, hatalarımızı fark ettiren, zihnimizi yeniden şekillendiren çok
sayıda kitap var ama kitaplarda eksikliğini hissettiğim en önemli nokta; işin
pratik kısmı, yani bu anlatılanları, kafamıza tam olarak yatan şahane fikirleri
hayata nasıl geçireceğiz? Örneğin yıllardır, rekabet kullanarak öğrencilerinizi
motive etmeye çalıştınız, sonra okuduklarınızla, tecrübelerinizle bunun doğru
olmadığını, işe yaramadığını düşünmeye başladınız, buna inandınız ve
değiştirmek istediniz. Peki bundan sonra ne yapacaksınız? Çocuklara ne
söyleyeceksiniz, ne zaman, nasıl davranacaksınız, yerleşmiş, kabul gören,
bildiğiniz bir düzenden, daha önce hiç uygulamadığınız başka bir düzene nasıl, hangi adımları atarak
geçeceksiniz? Kitaplarda sıkça rastlayamadığımız konular.
Müjdat Ataman’ın kitabı tam da böyle bir ihtiyacı karşılıyor
bana kalırsa, kitapta yer alan bir ifadeyle, “pratiği yazmayı basit bulma, kara
bulutlarını dağıtıyor”. Hem öğrenciye yaklaşım konusunda yeni bir bakış açısı
sunuyor, hem de bunu nasıl uygulayacağımıza dair somut örnekler, yöntemler ve
tekniklerle dolu.
Hızla değişen çağın, teknolojiyle büyüyen nesli karşısında,
şikayet edip “nerde o eski öğrenciler” demek dışında, yapmak istediğimiz şeyler
varsa, yeni çocuklara ulaşmak, iletişim kurmak, dünyalarında bir şeyleri
değiştirmek istiyorsak, her an elimizin altında bulundurmamız gereken
kitaplardan.
Kitabı, çocuklarla çalışırken kullanabileceğim onlarca
fikir, yöntem, oyun, yeni duyduğum ve daha fazlasını öğrenmek istediğim
uygulama, kavramla tanışarak bitirdim. Yazarın, kitabın geneline hakim olan
mütevazi, içten, zor ve uzunca anlatmayı gerektirecek konuları basitleştiren,
kısa, akılda kalıcı, uygulanabilir bilgi ve örneklerle dolu anlatımını çok
sevdim.
Keşke daha çok okunsa, okullarda elden ele dolaşsa.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder