Geçenlerde birisi Nohut için ne zaman konuşmaya, cümle
kurmaya başladı diye sorunca hatırlayamayıp profilime göz gezdirdim de buldum
sonra dedim iyi ki yazmışım buraya, müthiş kötü bir hafızam var çünkü. Bir
süredir şunu yaptı bunu etti yazmıyorum çünkü bir noktadan sonra yarıntılarıyla
takip etmek zorlaştı bir de ilk yıl somut fiziksel değişimler oluyor da sonra
sonra daha soyut duygusal ve sosyal değişimler oluyor. Onları da öyle madde
madde yazamıyorsun. Yine de Nohut’un iki yaşına bir göz gezdirmek, bir şeyler
yazmak istedim.
Nohut iki yaşının içinde, yirmi beş aylık. Konuşmalarıyla,
hareketleriyle beni sık sık şaşırtıyor. Bugün yere düşünce “hop yaptın” dedim,
düşme olayını biraz eğlenceli hale getirmek için diyorum bazen böyle, o da bana
amma da eğlenceli diyen ergenler gibi şöyle dedi:) “Hop yapmadım, düştüm”
Geçenlerde babasının minik flash disklerini eline alıp
sordu, bu ne diye, baban onlarla ders çalışıyor dedim, babasının bilgisayarda
yaptığı işlere böyle diyor. Sonra diskler ortadan kayboldu, “babanın ders çalıştığı
küçük şeyler vardı, onları nereye koydun?” dedim. Terlik dolabına gidip
terliklerin içinden çıkardı.
Bugün evimize gelen kardeşimin kızını “tosunum” diye sevdi
İsticemleri meşhur bir de, yemek isticem, gitmek isticem,
hatta bazen, istemek isticem.
Bir buçuk yaşa kadar olan dönemin bakım noktasında
zorlukları olsa da çocukların kişiliğimizi, alışkanlıklarımızı zorlayan
zamanları iki yaştan sonra başlıyor bence. Karşınızda ben de varım diyen bir
birey var artık. “Hayır”lar iyice
çoğaldı mesela bizde, bazen hayli zorlanıyorum orta yol bir çözüm bulmakta. Bir
yandan, ben de onunla birlikte başkalarına hayır demeyi öğreniyorum gibi. İnsanlara
televizyon, telefon konusunda daha net “hayır” demeye başladım. İnsanların da
çocuklar gibi net mesajlara ihtiyacı olduğunu fark ediyorum: “Televizyonu
kapatır mısınız, telefondan bir şey göstermiyoruz” gibi. “Büyüyünce izlemek
istiycek ama” cümlelerini ise anlayışla karşılamayı öğrenmeye, bildiklerinden,
öğrendiklerinden farklı bir şey gördüklerinde reddetmekle işe başladıklarını
anlamaya çalışıyorum. Yine de içimde bu yanlış, bu saçma bakış açılarına öfkelenen
bir yan var. Bu da onların mı doğrusu diyeceğim ama bu gibi yaklaşımlarla
büyütülen çocukların yaşadıklarını gördükçe kızmadan edemiyorum. Yetişkinlerin
kafa karışıklığı ve tutarsızlığıyla baş etmeye çalışan çocuklara daha güvenli,
daha berrak bir dünya sağlayabilmek için bir şeyler yapabilsem keşke.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder