16 Ağustos 2017 Çarşamba

Geçenlerde birisi Nohut için ne zaman konuşmaya, cümle kurmaya başladı diye sorunca hatırlayamayıp profilime göz gezdirdim de buldum sonra dedim iyi ki yazmışım buraya, müthiş kötü bir hafızam var çünkü. Bir süredir şunu yaptı bunu etti yazmıyorum çünkü bir noktadan sonra yarıntılarıyla takip etmek zorlaştı bir de ilk yıl somut fiziksel değişimler oluyor da sonra sonra daha soyut duygusal ve sosyal değişimler oluyor. Onları da öyle madde madde yazamıyorsun. Yine de Nohut’un iki yaşına bir göz gezdirmek, bir şeyler yazmak istedim.
Nohut iki yaşının içinde, yirmi beş aylık. Konuşmalarıyla, hareketleriyle beni sık sık şaşırtıyor. Bugün yere düşünce “hop yaptın” dedim, düşme olayını biraz eğlenceli hale getirmek için diyorum bazen böyle, o da bana amma da eğlenceli diyen ergenler gibi şöyle dedi:) “Hop yapmadım, düştüm”
Geçenlerde babasının minik flash disklerini eline alıp sordu, bu ne diye, baban onlarla ders çalışıyor dedim, babasının bilgisayarda yaptığı işlere böyle diyor. Sonra diskler ortadan kayboldu, “babanın ders çalıştığı küçük şeyler vardı, onları nereye koydun?” dedim. Terlik dolabına gidip terliklerin içinden çıkardı.
Bugün evimize gelen kardeşimin kızını “tosunum” diye sevdi
İsticemleri meşhur bir de, yemek isticem, gitmek isticem, hatta bazen, istemek isticem.

Bir buçuk yaşa kadar olan dönemin bakım noktasında zorlukları olsa da çocukların kişiliğimizi, alışkanlıklarımızı zorlayan zamanları iki yaştan sonra başlıyor bence. Karşınızda ben de varım diyen bir birey var artık.  “Hayır”lar iyice çoğaldı mesela bizde, bazen hayli zorlanıyorum orta yol bir çözüm bulmakta. Bir yandan, ben de onunla birlikte başkalarına hayır demeyi öğreniyorum gibi. İnsanlara televizyon, telefon konusunda daha net “hayır” demeye başladım. İnsanların da çocuklar gibi net mesajlara ihtiyacı olduğunu fark ediyorum: “Televizyonu kapatır mısınız, telefondan bir şey göstermiyoruz” gibi. “Büyüyünce izlemek istiycek ama” cümlelerini ise anlayışla karşılamayı öğrenmeye, bildiklerinden, öğrendiklerinden farklı bir şey gördüklerinde reddetmekle işe başladıklarını anlamaya çalışıyorum. Yine de içimde bu yanlış, bu saçma bakış açılarına öfkelenen bir yan var. Bu da onların mı doğrusu diyeceğim ama bu gibi yaklaşımlarla büyütülen çocukların yaşadıklarını gördükçe kızmadan edemiyorum. Yetişkinlerin kafa karışıklığı ve tutarsızlığıyla baş etmeye çalışan çocuklara daha güvenli, daha berrak bir dünya sağlayabilmek için bir şeyler yapabilsem keşke.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder