9 Eylül 2017 Cumartesi

Bağırmayan Anneler

Üniversite yıllarım ve sonrasında genelde davranışçı yaklaşıma dayalı ebeveynlik kitapları ön plandaydı. Olumsuz davranışları görmezden gel, olumlu davranışları pekiştir gibi daha çok evcil hayvan yetiştirmede işe yarayacak bir yığın yöntem öğrendik. Çocuğunla uyuma, ceza yok ama sevdiği şeylerden mahrum bırakabilirsin gibi yöntemlerin doğruluğuna inandık. Şükür ki, çocuk sahibi olduktan sonra daha insancıl yaklaşımlarla çocuk büyütmeyi anlatan kitaplara rastladım, okudum ve bildiklerimin, bana öğretilenlerin yanlışlığını hem okuyarak hem yaşayarak öğrendim. Bahsettiğim kitaplar çoğunlukla yabancı yazarlarındı; alfie kohn, magda gerber, aletha solter, adele faber, naomi aldort gibi. Yakın zamanda bütün bu okuduklarımı bütüncül, akıcı ve akılda kalır bir şekilde bir araya getirmiş bir kitap okudum, üstelik de ilk kez çeviri değil. Bağırmayan Anneler-Hatice Kübra Tongar
Kitabı okuduktan sonra en azından şu önemli gerçeği kabul edeceğimizi düşünüyorum: Çocuklara bağırarak, onları üzerek, onlara olumsuz duygular yaşatarak istemediğimiz davranışları engelleyemeyiz. Gücümüzü canımızın istediği gibi, bazen çocuğu ezerek bazen göklere çıkartarak kullanamayız. Annelik bize bahşedilmiş muazzam bir güç demek, bunu doğru şekilde kullanmak için muhakkak kendimizi eğitmeliyiz. Araba kullanmak için ehliyet, meslek sahibi olmak için diploma, pasta yapmayı öğrenmek için bile sertifika alıyoruz. Lakin şu hayatta öğrendiğimiz en önemli ve ciddi iş annelik olmasına rağmen, bu konuda gayret göstermeye, okumaya, öğrenmeye zahmet gözüyle bakabiliyoruz.
Kitap bağırmamanın gerekliliğini uzun uzun anlatıyor ama bağırmamak demek her şeyi kabul etmek, hiç sınır çizmemek demek değil elbette, duygularımızı insani yollarla ifade etmek ve böylece çocuğumuza da örnek olmak demek.

Kitap öncelikle çocuklarımıza bağırmamıza neden olan yanlış inanışları tek tek inceliyor. Bunlar bize yol açmaktan ziyade önümüzü tıkayan, gerçekçi olmayan, çevremizden duyarak farkında olmadan zihnimize yerleştirdiğimiz ya da kolayımıza geldiği için benimsediğimiz düşünceler. Bağırmazsam dediğimi yapmaz, beni deli etmek istiyor gibi.
Sonraki bölümde bağırmak çocuklara ve aslında bize nasıl zarar verdiğini anlatıyor.
-Bağırmak güvenli bağlanmayı zedeler. Bağlanma demek güven demek. Size hiç ummadığınız bir anda bağıran biriyle kendinizi nasıl emniyette hissedersiniz?
-Çocuğumuzu iyi insan olarak yetiştirmemizi engeller. Çünkü çocuğa öfkeyi yönetmeyi değil kontrolsüzce dışa vurmayı, kendinden güçsüzü ezmeyi öğretmiş oluruz.
-Olumsuz duygulara dolayısıyla da olumsuz davranışlara neden olur.
Peki bağırmamıza sebep olan öfkemiz neden ortaya çıkıyor ve kontrol etmek için neler yapabiliriz?
Kitabın temel önerisi; kendimizi güçlü kılmak. Bunu da kendimize zaman ayırarak, kendimizi dinleyerek, besleyerek yapabiliriz. Bizde olumsuz duygular uyandıran durumları fark edip bunlar için neler yapabileceğimize odaklanmak gerekiyor.
 Bana kalırsa, çocuklarımıza daha insancıl bir yaklaşım sergileyebilmenin, koşulsuz sevgi verebilmenin önemini anlamak ve uygulamak için, okunabilecek temel kitaplardan biri.






Kitaptan sevdiğim ve aklımda tutmak istediğim bölümler:

Anneliğin beş altın kuralı
Çocuğumun doğuştan gelen bir kişiliği ve mizacı var. Bunu bilmeli ve kabullenmeliyim
Çocuğum benden ayrı bir insan. Kendi karar ve tercihleri var
Çocuğumun emniyette hissetmesi için evimizi sevgi dolu yapıcı eleştirilerin olduğu saygın bir ortam haline getirmeliyim Bir misafir gelse yapmayacağım hiçbir davranışı çocuğuma da yapmamalıyım
Çocuğumun merak duygusuyla çatışmamalıyım
Hatalarla baş etmeyi öğrenmeli hatadan dönmek için alınan sorumlulukta çocuğumu desteklemeliyim
Kitapta beğendiğim bazı öneri ve örnekler:
Yapma demek yerine dilimizi olumlu hale getirmeye çalışmak gerek.  Kumandayı yere atma yerine oyuncak kumandayı yere atabilirsin.  (Söylemesi basit ama uygulamada çoğu kez kendimi olumsuz cümlelerle uyarıda bulunurken yakalıyorum.)
Davranıştan ziyade niyete odaklan. Bazen öyle gibi görünse de çocuklar kötü niyetle bir davranışta bulunmuyor. Olumsuz davranışların altında olumsuz duygular var, çocuklar duygularını yönetmeyi beceremezler. Çocuklar pek çok konuda eksik bilgiye sahiptir, bu yüzden de bize göre yanlış ama görünen davranışlarda bulunurlar. (Olumsuz davranışların nedenleriyle ilgili buna benzer bir kısmı Aletha Solter’in Bilinçli Bebek kitabından yazmıştım daha önce)

Sarılmak; Ruh yarasına ve beden ağrısına doğal bir ilaç.
Kriz anında ders vermeye çalışma. (Şimdilerde okuduğum Bütün Beyinli Çocuk kitabı bunun nedenlerini detaylıca anlatıyor, ilk fırsatta yazacağım inşallah.)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder