İtiraf edeyim çocuğum bir şey istediğinde genelde ilk
aklımdan geçen, “off kriz geliyor, kaçalım” oluyor. Çoğu zaman istemsizce,
istediği şeyin neden olmayacağına dair açıklamalara girişiyorum, yapamayız
çünkü bu imkansız, veremem çünkü evde yok vs. Çocukların istemek konusunda ne
kadar yaratıcı oldukları ise hepimizce malum.
Aslında, çocuğun isteklerinin, bir açgözlülük ya da sorun
çıkarma eğiliminden kaynaklanmadığını, “ben
varım” deme yolu olduğunu, kendisini inşa etme sürecinin bir parçası olduğunu da
bilmek, anlamak, hatırlamak gerekiyor. Ben
varım ve istiyorum. İlla ki mavi bardaktan su içmek, illa da o oyuncakla
oynamak istiyorum. Benim isteklerim, benim tercihlerim, benim seçimlerim var.
Son zamanlarda, açıklamalara girişmek ya da hemen çözüp
bulup yaklaşan krizi engellemeye çalışmak yerine derin bir nefes alıp
kabullenmeye çalışıyorum. Öncelikle istekleri olabileceğini, istediği şeyi
kabullenmek ve kabullendiğimizi hissettirmek gerek.
İsteklerinden yapabileceklerimi yapmaya çalışıyorum ama üst
üste gelen istekleri yerine getirmenin bana yorgunluk ve ardından öfke
getireceğini bildiğim için onun yapabildiklerini mümkün olduğunca ben yapmamaya
çalışıyor, yapmasına fırsat vermeye gayret ediyorum.
Yerine getiremediğim isteklerde ise, duygularını kabullendiğimi
bilmesi de sakinleştirici olabiliyor. Evde olmadığı için üzüldün, onunla
oynamak istiyordun, canın şunu yemek istedi vb
Ama duygularını kabullendiğimi hissettirsem de ağlamalar ve
mızırdanmalar devam ediyor. Son zamanlarda bizde en çok işe yarayan ve en
eğlenceli metod ise hayaller kurmak.
Bir keresinde camdan günün batışını izlerken, akşam olmasın
diye ağladı. (Çünkü akşam olunca dışarı çıkamıyoruz ve uyuyoruzJ) Bana, her zaman
gelmeyen bir ilham geldi, akşam sen gelme, sabah gelsin diyerek akşam ve sabahla
konuşmaya başladım. O kadar hoşuna gitti ki konuşmayı o sürdürdü ve epey süre
devam etti muhabbete. O günden sonra sabah ve akşam, buzağı, karga, ağustos
böceği ve karıncadan sonraki arkadaşları oldu. Hala da sabah ya da akşam
olduğunda onlarla konuşur, arada sabahın akşamın evine ziyarete gideriz, yol
tarif ederiz, hal hatır sorarız.
Bunun gibi, istediği bir meyve için keşke evde ağacımız
olsaydı, sabah uyanınca meyvelerini kopartırdık, evin her yanına dalları uzanırdı
vb hayaller kurulabilir.
İstediği bir oyuncak vb olduğunda, hemen konuyu kapatıp
boşver onu, unutalım, çok pahalı alamam gibi yaklaşımlar yerine, oyuncakla
ilgili neyi sevdiği, beğendiği konuşulabilir, oyuncak bizim eve ziyarete gelse
vb hayaller kurulabilir. Hayaller söz konusu olduğunda seçeneklerimiz sınırsız.
Hem isteklerini kabul edip önemsediğinizi gösteren, hem sizi hem çocuğunuzu
eğlendiren, sorunları oyuna, eğlenceye dönüştüren, çocukları hayal gücünün
sınırsız imkanlarıyla tanıştıran harika bir yol bence. Deneyin derimJ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder