11 Nisan 2017 Salı

"Nisan yağmurunda iyi bir duygu vardır. Heyecan verici, aynı zamanda da üzücü. Büyükbaba dedi ki her zaman bu karışık duyguları hissetmiş. Dedi ki, “Heyecan vericiydi, çünkü yeni bir şey doğuyordu. Üzücüydü, çünkü ona güvenemeyeceğini bilirdin. Hızla geçip giderdi.”
Nisan rüzgarı bir bebek karyolası kadar yumuşak ve sıcaktır. Beyaz tomurcuklar pembe noktacıklarla açılana kadar yaban elma ağacına soluk verir. Kokusu hanımelinden daha tatlıdır ve arıları tomurcukların sütüne üşüştürür. Pembe beyaz tomurcukları ve eflatun ortalarıyla dağ defneleri her yerde yetişir. Sarkan beyaz bir dişle uzun sivri yaprakları olan köpek dişi menekşelerin yanında çukurlardan dağ tepelerine kadar…

Sonra, nisan en sıcak zamanına erişince, birden soğuk seni çarpar. Dört beş gün soğuk kalır. Bu, böğürtlenlerin tomurcuklanması içindir ve bu soğuğa “böğürtlen kışı” adı verilir. Böğürtlenler onsuz tomurcuklanamaz. Bu nedenle bazı yıllar hiç böğürtlen olmaz. Soğuk sona erdiği zaman, asla orada yetişeceğinden kuşku duymadığın yerlerde, dağ üstünde kar topları gibi kızılcıkların tomurcuklandığı zaman gelir: Çamlıkta ya da meşe ağaçlarında, birden büyük bir beyaz patlaması olur."
Küçük Ağacın Eğitimi/Forrest Carter

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder