4 Mayıs 2017 Perşembe

Çocuk yetiştirirken illa ki uzman, eğitimci ya da psikolog mu olmak zorundayız, her şeyi okuyup bilmemiz mümkün mü sadece anne baba olsak olmaz mı eskiden anneler babalar okuyor muydu uzman mıydı, gibi yorumlar duyuyor ya da okuyorum. Öncelikle şimdi ile eskiyi karşılaştırmak bir mantık hatası çünkü bu eskiden yapılan her şeyin doğru olduğu tezine dayanıyor ki bu tez hiç doğru değil, eskiden de insanlar bir yığın hata yapıyordu, eskiden de insanların psikolojisi bozuluyordu, eskiden de yanlış uygulamalar yüzünden çocuklar hasta oluyor, yaşamını yitiriyordu, eskiden evlerin orta yerinde sigara içiliyor, çocuklara anne sütü yerine mama veriliyordu vb.
Evet elbette uzman ya da psikolog olmak durumunda değiliz ama bir insanın sahip olması ya da sahip olmaya çalışması gereken temel bir beceriye sahip olmalıyız. Duygularımızı tanımak, anlamak ve doğru şekilde ifade edebilmek. Günümüzde kitle iletişim araçları, reklamlar, yanlış eğitim vb sonucunda bağımızı kaybettiğimiz kendimizle yeniden bağ kurmak, kendimizi anlamak, kendimizi bir çocuk gibi büyütmek zorundayız. İnsan kendi temelini sapasağlam atmadan bir başkasının temelini atabilir mi? İnsan kendi duygularını anlamadan bir başkasının duygularını anlayabilir mi? İnsan kendi duygularını doğru düzgün ifade etmeden başkasına duygularını doğru ifade etmeyi öğretebilir mi?
Elbette hiçbirimiz bunların hepsini mükemmel şekilde yapıyor değiliz ama en azından uğraşıyoruz, gayret ediyoruz.

İnsanın kendisini anlama gayretini sürdürmesinin yolu ise okumaktan geçiyor, doğru kitapları okumaktan, bir yığın çer çöpün arasından doğru bilgiyi bulmaya çalışmaktan, o bilgiyi yaşamamızın bir parçası haline getirmekten, hayatımızı ve kendimizi yoğura yoğura şekillendirmekten geçiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder