7 Mayıs 2017 Pazar

Waldorf Yöntemiyle Çocuğumu Büyütüyorum kitabını tekrar tekrar okuyup notlar alıyorum. Bu yüzden kısaca ve kendimce bir özeti de burada bulunsun istedim.
Bu yöntem çocuğun teknolojiden uzak, doğayla iç içe, mümkün olduğunca az müdahale ile, bol bol serbest oyun, sanat ve müzik ile yetiştirilmesine dayanan bir yaklaşım. Bence temel noktalarıyla herkese hitap eden herkesin faydalanabileceği bir yaklaşım.
Çocukların duyularının en hassas olduğu dönemde bu duyulara gereğinden fazla yüklenmeyerek ama keşif yapmasına, oyunlar ve sanat yoluyla duyularını geliştirmesine imkan tanıyarak, basit bir düzen oluşturarak, sağlıklı beslenmesini, yeterli dinlenmesini, fazla gürültü ve uyarıcıdan mesela ekranlardan ve alışveriş merkezlerinden uzak tutarak duyularının yavaşça gelişmesini sağlamak gerekiyor. Vaktinden önce bir şeyler öğretmeye çalışmamak, çocuğun doğal gelişimine saygı göstermeyip onu bir şeyleri yapmaya ya da öğrenmeye zorlamamak gerekiyor.
Çocuk en önemli ihtiyacı olan oyunu, serbest oynayarak, doğada oynayarak karşılayabilir. Çok fazla oyuncağa sahip olmadan, basit ve farklı şekillerde kullanılabilecek doğal malzemelerle oynamak, dört elementle; toprak, su, hava ve ateşle oynamak çocuğun doğa ile bağ kurmasını sağlar, yaşam enerjisini açığa çıkarır, hayal gücünü geliştirir.

Diğer yaklaşımlarda çok vurgulanmayan ya da benim dikkatimden kaçan bir nokta da, öğretmenin kendini yetiştirmesine verdiği önem. Bu yaklaşım diyor ki; biz çocuklarımızla iletişim kurmaya, onları anlamaya çalışırken aslında kendimizi de tanıyor, anlıyor, büyütüyoruz. Çocuklarımızı iyi yetiştirmek istiyorsak öncelikle kendi gelişimimize emek vermeli, çocukla yaşadıklarımızı bu gelişim için fırsatlar olarak görmeliyiz. Öfkemize hakim olmaya çalışırken, oyun oynaması için ortamlar yaratmaya, gerektiği yerde gerektiği kadar müdahale etmeye çalışırken kendi içimizdeki engeller ile mücadele ediyor ve öğreniyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder