2 Mayıs 2017 Salı

Kitapların en sevdiğim yanı şu; devamlı gözünüzün önünde olan ya da her gün tekrarladığınız, sizin için sıradanlaşmış şeylerin içinde saklı hazineyi size göstermeleri. Her kitap okuyuşumda yeniden söylüyorum: ne kadar çok bilmediğimiz, görmediğimiz, görsek de fark etmediğimiz şey var. Tanrı’nın Eczanesinden Sağlık diye bir kitap okuyorum, , şu her yerde gördüğümüz, basıp geçtiğimiz bir sürü ot, çiçek ne şifalar, ne faydalar taşıyormuş içinde, mesela kara hindiba:

“Çayırlarda işe yaramaz gibi görünen bu bitki, doğanın insanlara sunduğu olağanüstü bir şifa aracıdır. Nisan ve Mayıs aylarında çiçeklenir ve her yerde büyür. Safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında eşsizdir.
Yaprakları, çiçeklenmesi başlamadan; sapları, çiçekli iken, kökleri ise, ilkbahar veya sonbaharda toplanır. Bitkinin tamamı şifalıdır. Günde beş altı parça taze Kara Hindiba sapı çiğnemenin kronik karaciğer iltihabına derhal şifa verdiğini biliyorum. Şeker hastaları ise, günde on Kara Hindiba sapını, bitki çiçekli kaldığı sürece yemelidirler. Çiçekli saplar yıkanır ve ondan sonra çiçekli kısmı koparılıp yavaş yavaş çiğnenir. Kendilerini sürekli yorgun ve halsiz hisseden insanlar, taze Kara Hindiba saplarıyla on dört günlük bir kür yapmalıdırlar.
Kaşıntı, egzama, mayasıl gibi deri hastalıklarına yardımcıdır. Mide suyunu iyileştirerek mideyi tüm atık maddelerden temizler.
İçindeki mineral tuzlarının yanı sıra kanı temizlemesi dolayısıyla gut ve romatizmaya faydalıdır. Sarılık ve dalak hastalıklarına aynı derecede faydalıdır.

Kökleri çiğ olarak yenir veya kurutularak çay halinde içilirse, kanı temizler ve vücuttan fazla suyu atar, hazmı kolaylaştırır.”
Tanrı'nın Eczanesinden Sağlık-Maria Treben

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder