19 Aralık 2017 Salı

Nohut’un son hastalığı epey zorlu geçti. Tahlil yapmadan, ishaline dizanteri varsayıyorum diyerek ilaç yazan doktoru mu ararsınız, antibiyotik alerji yapınca ilacı kes diyen doktora karşı ilacın dozunu arttır diyen doktora ne dersiniz? Evet aynen böyle, kızarıklıkları gösterdiğimde alelacele muayene edip bu ilaç alerjisi değil, ilacın dozu az arttır diyen doktora hala çok ama çok öfkeliyim. Önce iğne sonra şurup şeklinde yazılan ilacı, şurubu verme iğne yeterli olmuştur deyip kesen, ertesi gün ateşi çıkınca şuruba başlatan doktoru biraz anlayabiliyorum, bazı durumları öngörmek mümkün olmayabilir. Ama ilaçlara rağmen hırıltısı geçmedi ne yapacağız deyince, "Allah kolaylık versin" diyen kulak burun boğaz doktoruna çok ama çok kızgınım. 
Her şeyden çok, beni bir tahlil sonucu için saatlerce çocukla beklemek, beş dakika bile sürmeyen üstün körü muayenelerle yetinmek zorunda bırakan, sorularıma cevap bulamadığım, sorularımda ısrar edince “Allah kolaylık versin” gibi cevaplar aldığım, ilaçları kafasına göre yazan, kesen, arttıran bu sisteme öfkeliyim. Hastalık, Allah beterinden saklasın, zaten zor bir süreç, bu süreçte hastaneye gitmek, tedavi görmek ise tam bir mücadele. Çocuğa, hasta ve yakınlarına şefkatli, anlayışlı bir yaklaşımı “lüks” olarak kabul ederek onu geçiyorum da, en azından doktorun ilacını doğru verdiğine, muayenesini sağlıklı yaptığına, hastayı iyi takip ettiğini, durumu anladığını bilmek istiyor insan ama bunu bile bulmanın çok zor olduğunu görmüş olduk. Yani, işin insanı yanını geçtim, bilimsel yanı bile şüpheli görünüyor. Ve böyle bir durumda, maalesef tıp eğitimi almadığım için doktorlara güvenmek zorunda kalmak, böyle güven sarsıcı olaylar yaşayıp hiçbir bilgi sahibi olmadığım konularda, birbirinin zıttı doktor görüşleri arasında karar vermeye çalışmak gerçekten zormuş.

Hastane sürecinde galiba işimizi en çok kolaylaştıran şey, daha önce pek çok kere olduğu gibi, yine kitap ve oyundu. Nohut ilginç bir şekilde bu konulara çok ilgili olduğu için (ben hastanelerden nefret ederim ve hastalıkla ilgili hiçbir şey ilgimi çekmez😊) epey hastane temalı oyun oynamıştık. Bu yüzden hastaneye götürmek sorun olmadı. (Son günlerde, neredeyse her gün gittiğimiz için, haklı olarak gitmek istemedi)
Bir de bu kitabı okuduk bol bol. Çağlar hasta oluyor, annesiyle hastaneye gidiyorlar, muayene oluyor, ilaçlarını eczaneden alıp kullanıyor iyileşiyor ve okuluna gidiyor. Akciğerler, lenf bezleri gibi ayrıntıları geçip basitçe okudum. Ardından da doktora gidip muayene olma oyunu oynadık genelde. Önce Nohut doktor oldu, sonra ben, böyle sürüp gitti. Her ne kadar kitap ve gerçek hayat, tam olarak hayaller- gerçekler modunda olsa da, oyunun, hikayelerin iyileştirici gücüne inanıyorum. Elimizdeki az sayıda iyi şeyin kıymetini bilip kullanmak, canlı tutmak lazım.
Bütün hastalara şifalar ve kolaylıklar diliyorum bu vesileyle.

Nohut’a yapılan alerji testinde, buğdaya, süt ve süt ürünlerine alerjisi çıktı, şimdilerde, alternatif bir tedavi yöntemi deniyoruz, inşallah şifa olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder