11 Aralık 2017 Pazartesi

Aslında uzayan hastalık sürecini, Nohut’un muhtemelen alerjiye bağlı hastalığını ve hemen ardından benim hastalanmamı yazacaktım ama oradan oraya koşturmamızı, doktorların birbirine zıt görüşleri arasında hiçbir bilgiye sahip olmadığım konularda karar vermeye çalıştığım günleri düşünmek çok zor geldi, geçti çok şükür deyip yoluma devam etmek daha iyi şimdilik, yine de bir gün, belki birilerine faydası olur diye yazarım.
Nohut, bir hafta kadar oldu, öğlen uykusunu kaldırdı, son zamanlarda uyutmak çok zor hale gelmişti, öğlen uyuduğunda akşam geç saatlere kadar yine uyutmak mümkün olmadığından, bebekliğinden beri uyku sevmez bir çocuktu zaten, öğlen uykusu uyumuyor artık. Bağışıklığının biraz toparlanmasını beklediğimiz için bir süredir pek dışarı da çıkmıyoruz, gün içinde muazzam bir enerjisi oluyor, hem koşturup hem nefes almaksızın konuşuyor. Doğduğundan beri ilk defa kendimi bu kadar yorgun hissediyorum. Dışarı çıkmak ikimize de iyi geliyormuş galiba.
Şimdiye dek kışı hep özlemle bekler, çok severdim, bu kış ilk kez yazı özlüyorum, hastalıklardan uzakta, güneşin altında, toprakla suyla iç içe olduğumuz günleri. Yine gelecek, değil mi?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder