Aslında uzayan hastalık sürecini, Nohut’un muhtemelen
alerjiye bağlı hastalığını ve hemen ardından benim hastalanmamı yazacaktım ama oradan
oraya koşturmamızı, doktorların birbirine zıt görüşleri arasında hiçbir bilgiye
sahip olmadığım konularda karar vermeye çalıştığım günleri düşünmek çok zor
geldi, geçti çok şükür deyip yoluma devam etmek daha iyi şimdilik, yine de bir
gün, belki birilerine faydası olur diye yazarım.
Nohut, bir hafta kadar oldu, öğlen uykusunu kaldırdı, son
zamanlarda uyutmak çok zor hale gelmişti, öğlen uyuduğunda akşam geç saatlere
kadar yine uyutmak mümkün olmadığından, bebekliğinden beri uyku sevmez bir
çocuktu zaten, öğlen uykusu uyumuyor artık. Bağışıklığının biraz toparlanmasını
beklediğimiz için bir süredir pek dışarı da çıkmıyoruz, gün içinde muazzam bir enerjisi
oluyor, hem koşturup hem nefes almaksızın konuşuyor. Doğduğundan beri ilk defa
kendimi bu kadar yorgun hissediyorum. Dışarı çıkmak ikimize de iyi geliyormuş
galiba.
Şimdiye dek kışı hep özlemle bekler, çok severdim, bu kış
ilk kez yazı özlüyorum, hastalıklardan uzakta, güneşin altında, toprakla suyla
iç içe olduğumuz günleri. Yine gelecek, değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder