Çocukken yeni yıla dair hatırladığım en güzel şeyler, incecik
çizimli, simli yeni yıl kartpostalları, renkli, sürprizli hikayeli yeni yıl
çizgi filmleri, rengarenk hediye paketleri, desenler, şekiller, minik
ayrıntıların şenlendirdiği resimler ve içinde kaybolmak istediğim hikayeler,
masallardı. Güzel hikayelere ve rengarenk resimlere olan tutkum çocukluğumda nasılsa
şimdi de hâlâ aynı.
Bu yıla da en sevdiklerimin hepsini içeren bir kitap
tanıtımıyla başlamak istedim.
Tilda Elmaçekirdeği serisinin, “İyi ki Geldin!” kitabını, Nohut
doğmadan önce de severek takip ettiğim bir dolap kitap ın açık radyo yayınında
dinleyip çok merak etmiştim. Anlatıldığı kadar varmış. İlk elimize aldığımızdan
beri okumalara, bakmalara doyamıyoruz.
Hikaye, Tilda’nın misafirleri için hazırlık yaparken kapısının
önünde kocaman bir yumurta bulmasıyla başlıyor. Tilda’nın içindeki anaç ruh
hemen harekete geçiyor ve yumurtaya büyük bir özenle bakmaya başlıyor ve kısa
sürede güçlü bir bağ kuruyor.
Kitap, öğretici bir dili olmadığından, doğal akışı içinde
bir hikaye anlatıyor gibi görünse de aslında pek çok konuya temas ediyor. Bir
canlıya sahip çıkmak, korumak, kollamak, ama kendine ait kabul etmeden,
gerektiğinde emaneti gönül rahatlığıyla teslim etmeyi incelikle anlatışı aklımda
kalan önemli kısmı. Bununla birlikte, dostların zor anlarda birbirinin
yardımına koşması, birbirlerine akıl
danışması, aralarındaki samimi iletişimin güzelliği hem hikayeye, hem çizimlere
yansıyor. Sonra, insanın hemen içine girip yaşamak istediği sıcacık, şirin
yuvaların yaydığı güven hissi hemen içinize yayılıveriyor. Tilda’nın telaşı,
heyecanı, çalışkanlığı ve olgunluğunu takdirle izliyorsunuz. Yumurtanın önce
Tilda ve arkadaşlarının ilgisi, sıcaklığı, özeni ile sonra da uzun zamandır onu
arayıp bulan annesinin ve kardeşlerinin ilgisi ve sevgisi ile kucaklanması,
Tilda’nın ve yumurtadan çıkan ördeğin ailesinin kaynaşıp yeni ve daha büyük bir aile olmasını
tebessümle okuyorsunuz.
Kısacası, aile olmanın hikayesinin muhteşem
illüstrasyonlarla süslendiği bu güzel kitap bütün miniklere tavsiyemizdir.
Nohut’un dediği gibi, "anne ben bu evin içinde yaşamak istiyorum” hissi ile
kendini defalarca okutturacak bir kitap.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder