1 Ocak 2019 Salı

Tilda Elmaçekirdeği-İyi Ki Geldin!


Çocukken yeni yıla dair hatırladığım en güzel şeyler, incecik çizimli, simli yeni yıl kartpostalları, renkli, sürprizli hikayeli yeni yıl çizgi filmleri, rengarenk hediye paketleri,  desenler, şekiller, minik ayrıntıların şenlendirdiği resimler ve içinde kaybolmak istediğim hikayeler, masallardı. Güzel hikayelere ve rengarenk resimlere olan tutkum çocukluğumda nasılsa şimdi de hâlâ aynı.
Bu yıla da en sevdiklerimin hepsini içeren bir kitap tanıtımıyla başlamak istedim.
Tilda Elmaçekirdeği serisinin, “İyi ki Geldin!” kitabını, Nohut doğmadan önce de severek takip ettiğim bir dolap kitap ın açık radyo yayınında dinleyip çok merak etmiştim. Anlatıldığı kadar varmış. İlk elimize aldığımızdan beri okumalara, bakmalara doyamıyoruz.
Hikaye, Tilda’nın misafirleri için hazırlık yaparken kapısının önünde kocaman bir yumurta bulmasıyla başlıyor. Tilda’nın içindeki anaç ruh hemen harekete geçiyor ve yumurtaya büyük bir özenle bakmaya başlıyor ve kısa sürede güçlü bir bağ kuruyor.
Kitap, öğretici bir dili olmadığından, doğal akışı içinde bir hikaye anlatıyor gibi görünse de aslında pek çok konuya temas ediyor. Bir canlıya sahip çıkmak, korumak, kollamak, ama kendine ait kabul etmeden, gerektiğinde emaneti gönül rahatlığıyla teslim etmeyi incelikle anlatışı aklımda kalan önemli kısmı. Bununla birlikte, dostların zor anlarda birbirinin yardımına koşması,  birbirlerine akıl danışması, aralarındaki samimi iletişimin güzelliği hem hikayeye, hem çizimlere yansıyor. Sonra, insanın hemen içine girip yaşamak istediği sıcacık, şirin yuvaların yaydığı güven hissi hemen içinize yayılıveriyor. Tilda’nın telaşı, heyecanı, çalışkanlığı ve olgunluğunu takdirle izliyorsunuz. Yumurtanın önce Tilda ve arkadaşlarının ilgisi, sıcaklığı, özeni ile sonra da uzun zamandır onu arayıp bulan annesinin ve kardeşlerinin ilgisi ve sevgisi ile kucaklanması, Tilda’nın ve yumurtadan çıkan ördeğin ailesinin kaynaşıp yeni ve daha büyük bir aile olmasını tebessümle okuyorsunuz.
Kısacası, aile olmanın hikayesinin muhteşem illüstrasyonlarla süslendiği bu güzel kitap bütün miniklere tavsiyemizdir. Nohut’un dediği gibi, "anne ben bu evin içinde yaşamak istiyorum” hissi ile kendini defalarca okutturacak bir kitap.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder