28 Ocak 2018 Pazar

İnsan çocukların akıl almaz saflığına ve bunca bilgisiz, yardıma muhtaç halde dünyaya gelmelerine ve bu muhtaçlığın uzun yıllar sürmesine bakınca bakınca ister istemez düşünüyor, ben olmadığım zamanlarda çocuğum ne yapacak?  Hiç haberi olmayan bunca kötülükten kendini nasıl koruyacak, kötülüğü tanıyıp kendini nasıl uzak tutacak, iyiliğini böylesine güçsüzken nasıl koruyacak diye? Yanındayken onu korumak kolay da, bağımsızlaştığı, okula gittiği, evden uzaklaştığında ne olacak? Bunca bilgisizken ve keşfetmeye, öğrenmeye bunca açken, açıldığı boyundan büyük denizlerde nasıl kulaç atacak?
Bir yandan keşfetme isteğini, merakını söndürmeyelim istiyoruz ama bir yandan da bu merak, onları yanlış yollara sürüklerse diye de endişe duyuyoruz. Burada, devreye “ne yapabiliriz?” sorusu giriyor. Düşününce aklıma gelen ilk yol, çocuklarımızın en iyi yol göstericisi olan duygularını tanımasına, anlamasına izin vermek, rehberlik etmek. Çünkü hepimiz biliriz, çocuklar bizden daha iyi hisseder, gerginliği, öfkeyi, neşeyi. Mantık boyutunda yanlış bir şeyler olduğunu anlayamasalar bile duygularıyla bunu hissederler.  Bu yüzden onların mantığını geliştirmeye çalışmadan önce duygularını yaşamalarına, anlamalarına müsaade edersek geleceklerine eşsiz bir yatırım yapmış oluruz.
Yazarken kolay gibi görünüyor, ama çoğu zaman fark etmeden tam tersini yapıyoruz, mesela, canı yanan çocuğa acımadı, acımadı demek, korkan çocuğa korkacak bir şey yok demek, kendisini öptürmek sevdirmek istemeyen çocuğa ne ayıp, sevdir kendini demek, çekinen çocuğa konuş teyzeyle, sarıl arkadaşa demek, bu gibi konularda zorlamak, ve buna benzer tavırların sık sık gösterilmesi, çocuğun eşsiz varlığını, o varlığın getirdiği duyguları, istekleri, var olma ve başkalarıyla iletişim kurma biçimini yok saymaktır. Çocuğun içinde kendisi olabilmesi için ona yol gösteren dayanak noktasını, duygularını, sezgilerini, yavaş yavaş yok etmektir.
Çünkü uzun vadeli düşünürsek, birileri tarafından zorla sevilmeye alışmış çocuğun ileride istemediği biri kendisini sevmek istediğinde hayır diyememe olasılığı yüksektir, yaşamı boyunca bir şeyleri ısrarla yapmaya alışmış bir çocuğun arkadaşları zararlı bir şeyi denemesi konusunda ısrar ettiğinde hayır diyememe olasılığı yüksektir. Sevmediği insanlarla ayıp olmasın diye zaman geçirebilir, isteklerini taleplerini dile getirmeyi bırakın, belki kendisi bile ne istediğini bilemeyebilir.

Bir şeyden anlamazlar kendilerini koruyamazlar dediğimiz çocuklar aslında dünyaya içlerinde tertemiz, keskin duyularla, donanmış halde geliyorlar, yeter ki onların kendilerine yol gösteren ışığını köreltmeyelim, söndürmeyelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder